forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Kelebeğin Rüyası mı, hamam böceği kâbusu mu?

Aktif .

SUAT OKTAY ŞENOCAK - BURSA 

http://www.boxofficeturkiye.com sitesine baktım, 2013 yılının, geride bıraktığımız ilk 3 ayında vizyona giren 18 yerli film içinde en çok izlenen hangisi diye?

Şahan Gökabakar’ın şahane eseri, son alamet-i farika'sı(!) Celal İle Ceren, 11 haftada, 660 salonda, tam 2.849.130 kişi tarafından izlenmiş ve 26.577.533 TL gelir elde etmiş!

Bu rakamlar, Türkiye sinemasına olan inancımı sarsmaya yetecek bir istatistik sunuyor bana aslında.

Zira, 2012’de kalan bir de Cem Yılmaz rezaleti var ki, onu burada anmaya bile elim varmıyor!

Bu sonuçlar tam da umutlarımı körletirken  Yılmaz Erdoğan’ın Kelebeğin Rüyası geldi ki, bu coğrafyada sinema sanatının varlığını yitirmediğine dair umutlarımı az da olsa yeşertmeye yetti.

Filmi, vizyondaki macerasının 7. Haftasında izledim ki, ilk 6 haftada 346 kopya şle 1.949.520 kişiye ulaşmayı başarmış, 18.693.586 TL gişe elde etmiş bir iş olarak karşımızda duruyordu.

Kelebeğin Rüyası gerçek bir sinema filmi olmuş. Tiyatro oyuncusu ve yazarı, şair ve yönetmen Yılmaz Erdoğan’ın şiir temalı bir film yapmaya cesaret ettiği için kutlamak gerek. Görselliği ve abartısız, ajite etmeden sade bir duygusallıkla akan, sonu kestirilebilen öyküden daha vurucu bir senaryo çıkar mıydı, pek de emin değilim.

Bence filmde her şey yerli yerindeydi.

Yok Kıvanç çok iyidi, hayır Fırat daha başarılıymış da, yok efendim Belçim çok yaşlıymış da falan filan…

Görüntülerinden, ses ve sanat tasarımına, oyunculuklarına kadar, eli yüzü düzgün, film gibi bir sinema filmi olmuş arkadaş. Yılmaz Erdoğan bir Kürt olarak Türkiye sinemasının en özgün işlerinden birini daha çıkarmış. (Hadi bakalım Kürt Sineması fetişleri bu filmi nereye koyacaksınız merak ediyorum şimdi) Helal olsun...

Buraya kadar her şey normal…

Zaten olması gereken de bu zaten.

İyi de, böylesi bir sinema filminin gişede, Celal ile Ceren ve Cem Yılmaz’ın rezil ve kepaze işlerinin altında kalması, sinemayla iştigal eden benim gibi birinin kanına dokunuyor.

“Yahu yüzüne gözüne dursun 2 milyona yakın kişi izlemiş, 18 milyon TL de gişe yapmış, daha ne istiyorsun, onu bulamayan da var” diyenler olabilir!

Film gibi film olsun da kazansın arkadaş, yeter ki yapılan iş sinema filmine benzesin ve yeter ki milleti sömürmeye, zaaflarından yararlanmayı, malı götürmeyi amaçlamasın, kazanacaksa işinin hakkını vererek yapıp kazansın.

Elbette “bu millet hak ediyorsa soyulsun” diyenler de çıkabilir. Gişede çok daha iyi bir yerde olması gerektiği halde, bu milletin ilgisine mazhar olmamış ne filmler heba edildi, doğru...

Lakin bu durum Kelebeğin Rüyası’nın kalitesini de düşürmez.

Ben sadece, yazılarımla halkımızı biraz daha sarsıp, gördüğü ve rüya sandığı bu “hamam böceği kâbusu”ndan uyandırmaya çalışıyorum.

Kaliteli olup da göz ardı edilmiş tüm diğer iyi yapımların da gişede layık oldukları yere gelmesi umudunu korumak istiyorum…

Darısı onların başına!

Suat Oktay Şenocak
Bursa İnSanat Sinema Derneği

suatsh@gmail.com