forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Seda Sayan , İsmail Küçükkaya , Kılıçdaroğlu’nun Gözyaşları

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 


Zerrin Tekindor’un  cüretkar sahneleri... Çağla Şikel’in düşen askısı... Laikliğimizin güvencesi hareketler olarak medyamızda tarihe geçmekte.


Medyada hayat   hep sakin denizlerde geçen bir seyir değil , askı düşer göğüs görünür bu gün Çağla’dır , geçmişte Mehmet Ali  adamın pantalonunu  çekince  pantalon  donla birlikte indi neler gördük neler...Çağla’nın göğüsü ne ki !

Ama bir türlü bu ülkede hala  takke düşüp kel görünmedi.

Seda Sayan’ı eleştirdik , haklı olarak , somut  koyduk eleştirimizi , koskoca medya dünyasını   ülkesini ,  insanların özelinde  kişiselleştirmek için kullandı  ,  bu  hale getirdi.
Yaptıklarının  altında hep duygular, acıma hissi vardı .

Duygularla hareket eden acımak   acındırmak üzerine kamu yayıncılığı moraliteyi yükselttiği nerede görülmüş. 

İsmail Küçükkaya  Seda Sayan’dan  farklı ne yapıyor peki ? 
Neydi o  muhalefet liderinin  kendi özelinde gözünü yaşartan resimleri !
Devam edecekmiş  Küçükkaya  ,üstelik Başbakan’la .
Böylece Cumhuriyetin fırsat eşitliği mi diyelim artık anlatmak istediği ,  yoksa  acı kişisel hikayelerden gelen yöneticilerin Cumhuriyet’e faydaları mı , yoksa kendisinin kişisel hikayetlerden rating çıkarma kaygıları mı.
Önce Muhalefet lideri sonra Başbakan’ı acıların çocuğu Emrah’a çevirmek nasıl bir medya aklıdır  .
Duygularla hareket eden değil  dimdik , kararlı çözülünebilirliği imkansız, mücadeleci bir muhalefet beklemek hakkımız değil mi ?
Biz memlekette  anamızı ağlatanları ağlatacak bir muhalefet beklerken , muhalefet liderini ağlatmak ne hesap ?

Ekran ahalisinin  hepsi  rating  yapmaya çalışıyor da,  çıkarsamalar çok arabesk ve varsa şayet program sahibine faydasından başka faydası yok, bu bağlamda Küçükkaya’nın çok eleştirilen Seda Sayan’dan hiç farkı yok  .

Kamu yayıncılığı moraliteyi böyle mi yükseltecek , o programı Kılıçdaroğlu çıktığı için izleyen  hatırı sayılır  bir kitleye moral mi verdi muhalefet liderinin  kendi çocukluğuna ağlaması ?  Sorulması gereken net  soru budur.

Bütün TV programlarını , dizileri   ve bilcümle din , ahlak   programlarını izliyorsanız hepsi bittikten sonra siz kalıyorsunuz geride, ve imanınız neyse  siz gene   o’ sunuz.

Medyanın nedir bu  arabesk iki yüzlülüğü sorusunu sorma zamanıdır ve kime ne faydası vardır ? 

Neyse ki ;  Medyada olup biten iki yüzlü ne varsa  , ve  kendi yazdıklarıyla çelişen kimler varsa biz unutsak birbirlerini hatırlatıyorlar ,  şükürler olsun varlıklarını korumak adına rekabet halindeler.

İki yüzlülük almış başını gidiyor  , ve iki yüzlü olmadan yaşanamaz bir toplum haline gelmek  hoş değil, huzursuzluk veriyor.

İnsanlar  çoluk , çocuk , yaşlı,  sınırlarımızdan içeri girip canlarını kurtarma derdindeyken bile canlı yayında  hala  ciddi  siyasi analiz yerine  vicdanlara seslenmeye çalışıp bir  dramdan  ne çıkarırım derdinde  olanlar vardı .
Bir tanesi  ‘Türkiye anlatamıyor’ derdini ‘  ayaklarında yeni  devlet destekli filmine zemin hazırlıyordu açık açık .
Türkiye kendini anlatamıyor ,  verin parayı film yapayım ben anlatayım opportunistlerine kanıp kafi derecede zarar ettik.
Filimler çektiler  Türkmen’lerin derdini anlatan, mesela   ne  oldu Türkmenlere ?
Tatarlara geldi sıra yanlış hatırlamıyorsam gösterime girer yakında, vay onların haline
Şimdi sıra  Suriye’den kaçanlarda galiba ....
Hem yalancı , hem fırsatçı,  hem iki yüzlü olmak sanata iyi gelmez .

Dertleri sanat anlatırsa  o dertler insanlığın ortak paydası olur tamamda iş sanatkarane değilse  hele devlet destekli atın çöpe filmi.

Medya artık  yandaş, candaş  meselesini çoktan aştı , kendi kendine iltimas yapanlarla doldu.

Yalancı şahit duydum ama bu yaşıma kadar  kendi kendinin yalancı şahidi olanları ilk defa  ibretle izliyorum , bunlara yer veren ekranlardan utanıyorum.

Kimseye moral standartlar hususunda ders verecek yetkinlikte değilim.
Bazıları da  öyle kıymetli , zeki  insanlar ki   ağızlarından çıkanlara , söylediklerine  inandıklarını  kabul ederek onların zekalarına  hakaret etmek de  istemem.

Ancak utanılacak işler yapıp  sonra ‘görevimdi’  diyenlerin sanatla alakası yoktur.

Yeteneksizlerin  tevazu göstermesi anlaşılabilir , ama yetenekli insanların bu saatten ve medyanın bu halinden sonra  tevazu gösterip alttan almaları , korkaklığın ötesinde iki yüzlülük halidir  ülke sevgisiyle bağdaşmaz ,  kaldırmaz.

Durumu Kayda Geçiriyoruz , elimizden gelen budur.

Sevgiyle
necefugurlu@gmail.com