forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Çolpan İlhan

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Elinde  vişne reçeli  kavanozu , dalgalara karşı küçük bir kız...

Kandilli Kız Lisesine  daimi yatılı verildiğinde kim bilir kaç yaşındaydı , seneler aklımda kalmaz benim, ama öyküler kalır , sözler kalır , kül olsalar da hep kalırlar ve hafızam ateşi yeniden canlandıracak korlar bulmak için çabalar.

Kanlıca’da akşam mıydı sabah mıydı,  masadan kopmuş sahilde mi oturuyorduk  ,  yoksa Çolpan  işten dönmüş yemek öncesi menekşelerini mi suluyordu , Küçük Sadri ve Orhan denize ne atıyorlar  diye sahile koşmuş çocukları dağıtmış öylesine rıhtıma mı çökmüştük, yoksa  masada Sadri Abi’nin büyük bir ciddiyetle birilerini makaraya almasından , gülmemizi  zor tutmuş evin yan tarafına mı kaçmıştık  hatırlayamıyorum.
Selim var mıydı, Dayı gitmiş miydi,
Nihal Sadri abiye üşüdünse içeri çıkalım diyordu da Sadri abi’den  ‘ içeri çıkılmaz, girilir’ diye azar mı işitiyordu  , Hulki Bey son bestesini mi mırıldanıyordu hatırlıyamıyorum .

Hatırladığım Çolpan’ın bana anlattığı küçük kızın öyküsü.

Çolpan bana çok güzel öyküler anlatırdı, kimi acıklı kimi  çok komik  içlerinden en sevdiğim bu öyküyü paylaşmak isterim , çünkü bu öykü Çolpan’a dair ve Çolpan’ı anlatır  bana .

İzmir’de oturan ailesi küçük kızları Çolpan’ı  Kandilli Kız Lisesine daimi yatılı verirler .

Daimi yatılı demek hafta sonları da okulda kalmak demektir.
 Arada ağabeyleri ziyarete gelse de  okulun en küçüğü  bu kız çocuğu için  için ailesinden uzak olmak kolay değildir, ama eğitim uğruna razıdır.
Tesadüf o ki , okulun Müdiresi’de İzmir’lidir,  ailesi  İzmir’de oturmaktadır o da öğrencileri gibi okulda daimi yatılıdır !  Görünen o ki, o da Çolpan gibi  aile hasreti çeker.

Günlerden bir gün Müdire Hanım Kandilli  Kız lisesinin bahçesindeki  vişne ağacından topladığı vişnelerle     bir kavanoz reçel yapar. Maksadı  İzmir’de ki annesine reçeli armağan etmektir.
Lakin bir türlü fırsat bulup ne götürebilir , ne yollayabilir.

Zamanın koşullarında  Kandilli, İzmir arası seyahat veya paket göndermek kolay değildir.

Kış gelir, sömestir tatili hazırlıkları başlar.

Kışın  zor koşullarına  rağmen ,Çolpan  ailesini öyle özler ki sonunda  kışın ortası filan demeden  İzmir’e giden  bir gemide  bilet bulunur , küçük kız öyle kamara filan değil, geminin salonuna diğer yolcularla  yerleştirilir  .

Ancak Müdire hanımın bir ricası vardır,  vişne reçeli kavanozunu  İzmir’de ki ailesine  götürmek için Çolpan’ı görevlendirir. Tenbih de eder ‘Aman ha sakın düşürüp kırma kavanozu’ diye.

Çolpan bir elinde bavulu, öbür elinde Müdire hanımın emaneti vişne reçeli kavanozu , başında okul şapkası, gemiyle yola çıkar.

Lakin kışın ortası  , fırtına , deniz dağlara çıkar.

Çolpan reçel kavanozunu bir an elinden bırakmaz, yere filan  koymaz  ,  düşer filan bir şey olur diye sıkı sıkıya tutar.

Yolcuları deniz tutar , istifra edenler , yerlere yatanlar  arasında minik kız elinden bırakmadığı  reçel kavanozuyla   yola devam eder.

Gemi bir o yana bir bu yana sallanır, çatırdar, dalgaların üstünde bir iner bir çıkar ama minik kız kendisine emanet edilen kavanozu asla elinden bırakmaz.

Gemi  sonunda  İzmir’e fırtınaların  içinden bir iki günlük gecikmeyle  varır.

Küçük kız reçel kavanozuyla sağ salim limana iner ve daha sonra kavanoz sahibine verilir.

Çolpan hayatı kendisine emanet edilen o reçel kavanozu gibi tuttu .

Mücadeleci, kararlı, zeki, hayatı yaşanası kılan güzellikleri gündelik yaşamına taşımaktan asla vaz  geçmeyen  bir kadındı.
Sanat hayatındaki çok ciddi ilkleri, başarıları  sanat tarihçilerin işi.

25 Temmuz’da  sabaha karşı elinden bıraktığı kavanoz kırılmış olamaz.

Mutlaka çok kıymetlisi Kerem’e emanet ettiğine inanıyorum.

Çünkü kırılmasın diye elinde tuttuğu o kavanozun içinde hepimiz vardık .

Kırmadı , belki çok kırıldı ama hiç sitem duymadım ondan.

Şimdi nerededir acaba o küçük kız, artık elindeki  kavanozdan  kurtuldu .
Belki elini kolunu sallaya sallaya  rahatça bir deniz kenarında, belki deli dalgaların üzerinde , kimbilir  belki de vişne ağaçlarının , özlediklerinin olduğu cennet bahçelerinde   Dualarım onunla.

Üzgünüm, yastayım, ve korkarım şimdi belki de ondan üzülmesin diye sakladığım çok şeyi öğrendi.

Ben hala kavanozun içindeyim.

Sevgiyle
necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ

Loading