forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

ODTÜ’LÜ CUMHURBAŞKANI ADAYI İSTERDİM

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

Malum özel üniversiteler çoğaldı, her mahallede bir tane derken  her AVM’nin ,  hatta sitelerin içine  kendi üniversiteleri kurulmak üzere. 

 
Branşlardaki çeşitlilik ise göz kamaştırıyor yakında  ‘ Kumdan Kaleler İnşaat Mühendisiliği ‘ ‘Çamurdan Köfteler Gourme Fakültesi ‘     gibi branşların açılması söz konusu , bir eksik onlar kaldı çünkü.
 
Benim oğlan Kumdan Kaleleri bitirdi,  Kız  Çamurdan Köfte Yapma bölümünden  mezun oldu, şimdi ‘manifatura çıt çıt ‘  masterı yapıyor gibi konuşmalara şahit olabiliriz yakında. 
Çünkü bu kıymetli üniversiteler branş rakabeti içerisindeler , rekabet ettikçe daha da şahbaz  oluyorlar.

Ne Şahan, Ne Cem, Ne  Ata  ne Tolga   fakat Türk’lerin yüksek okul açma merakı mizah tarihine  geçiyor !

Lakin  , Üniversiteler çoğaldılar ama   ‘ Yapıcı Eleştiri Merkezi ‘ olma özelliklerini çoğunluğu  yitirmiş durumda . 
 
Hatta iktidar güzellemesi yapan kimi Proflar ekranların kadrolu konuşmacıları oldular .
(izle Prof. Yayman , Mazhar Bağlı , Mehmet Çelik  vb ... )
Uzun süredir  ve özellikle AKP iktidarında üniversitelerin çoğu ‘status quo’ emrine verildi , nitekim partiye geçiş yapan son Prof. örneği Numan Kurtulmuş oldu, eleştiriden nereye geldi ! O da Akademia’nın Brütüs’ü oldu.
Profların hepsi mi böyle, üniversitelerin  hepsi mi bu acınası durumda  elbette değil , ne var ki  , olmayanlar ortada yoklar , veya sınırlı dakikalarla varlar ekranlarda .
 
Adalet , hayal gücü , insan hakları , düşünce özgürlüğü, ülkenin geleceğine dair alternatif vizyon  üretme  gibi  konularda düşünceleriyle meydan okuyan  bir akademia yok, çoğunluk statükonun emrinde.
YÖK meselesi çok özetle budur , yılmayacağız  ısrar edeceğiz ;  insani değerler ve prensipler açısından eleştirel bakış isteyeceğiz üniversitelerden , kurtuluşun  başka çaresi  yok.

Üniversitede bilim yapılır.  Bilimsel çalışma ve araştırmaların TV lerde değil üniversitelerde yapılması esastır.  Oysa ki günümüzde üniversitelerde sadece tedrisat yapılır hale geldi.
Bu itibarla, üniversitelerin temel işlevi gündelik siyasete karşı çıkmak ya da itiraz yükseltmek değil,bilimsel çalışma ve araştırmalar yapmaktır.
Ha gençlik bir baskı gurubu olarak sesini duyuran tepki ve itirazlarda bulunabilir.

Bunun diğer yordamı da siyasal arenada muhalefet partilerinin yürüteceği muhalefeti gerekirse parti saflarìna katılarak desteklemektir. 

Ekranlarda izlediğimiz  kimi  üniversite mezunlarının ağızlarını bantlamak , kollarını , ayaklarını bağlayıp mezun oldukları üniversitelerin  kapısının önüne bırakmak geliyor insanın içinden.
İşte bu korkunç ortamda  ODTÜ , Ortadoğunun parlayan  yıldızı çünkü  düşünceleriyle meydan okuyorlar , saygın bir üniversite, saygın öğrenciler  !
 
Farkında mısınız ODTÜ mezuniyet törenleri artık heyecanla beklenir hale geldi. 
Mezuniyet törenlerinde yaptıkları , zeki , tatlı şakalar bütün yılın hüznünü dağıtıyor.
 
ODTÜ’lüler her akıllı , ahlaklı , vatansever  çocuklar gibi gururlandırıyorlar bizleri sanki velileriymiş gibi onların mezuniyet törenlerinde heyecanlanıyorum, seviniyorum, umutlanıyorum ve gözlerim doluyor. Ama polis tarafından marizlenmiyorlar mı kahroluyorum , nasıl kıyıyorlar .
 
Nerede bir ODTÜ’lü genç görsem içimden ona birşeyler ikram etmek geliyor , geçenlerde t-shirt’ünde ODTÜ yazan bir kız çocuğuna rastladım Üsküdar’da, hemen ayaküstü dönerli sandviç almak filan istedim, karnı tokmuş, ama bende şahlanmış  annelik hislerine karşı gelemedi bir limonata ile kurtardı kendini şevkat çemberimden.
 
ODTÜ aynı zamanda örnek oluyor bazı üniversitelere, artık onlarda mezuniyet törenlerinde ülkenin dertlerine  ortak olmaya, kendi çaplarında  eleştirel bakışa  başladılar !
Boğaziçi mezuniyet töreninde açılan pankartlar hiç yoktan iyiydi .
 
Ama eski  mezunlarının hayır hasenat  gecesi çok daha eğlenceliydi, özellikle  Hüsnü Özyeğin’in stand-up’ı  gurur duydukları mezunları Cem Yılmaz’ı  aştı , taştı .
Adam yıktı , gerçekten komikti.
En bildiği konu para üzerine dalga geçti Özyeğin, zaten gece para üzerineydi , para konuşmayı seviyor Boğaziçi’liler ,  başka bir şey konuştukları yok zaten .
 
Boğaziçi mezunları insana ‘Biz over qualified’ ız , biz  biliriz bu para işini  gibi sevimsiz bir hissi veriyor. Hayır maksadıyla ona buna para topla  , Seda Sayan’ın Üniversite bitirmişi gibi oldular.
Kompleksten söylemiyorum bu sözleri, ben de Amerikan Okulu mezunuyum , okulumu eleştiririm  fakat severim ,  insanın aile bildiği okuluna  karşı gelmesi gibi benimkisi.
 
Mezunları Cem Yılmaz’a çok güldüler , ee Cem Yılmaz’ın  ‘Kafamı kazıtıp, komiklikler yapmasaydım şu anda ordövr tabaklarını topluyordum.”  lafına  gülünmez de ne yapılır , Hüsnü Bey kafasını kazıtmamış , komiklik yaptı  ama ordövr tabaklarını topluyor bir hali yoktu çünkü !
 
Boğaziçi’nin aklı fikri  para toplamak gibiydi o gece, mezunlar parayla bozmuş hayırseverlerdi . 
Hayır hasenat kültürüne katkıları inkar edilemez , açıkça , eğlenerek , yarışarak yapıyorlar !    Bu da değişik bir eğlence kültürü ! 
Esasen ODTÜ ile farkları da bu , ODTÜ ise zengin hayır hasenatına  dayanmayan sosyal devlete odaklı.
Elbette esprileride  farklı , çok daha  cesur , kuvvetli ve komik, hele bu sene ‘Bilaloji’ ile doruktaydılar.
 
Yıllar önce Demirel ‘ODTÜ komünizme karşı bir ilim yuvası olmak için kurulmuştu ‘derken aynı anda  ABD senatosunda Çoğunluk Başkan vekili Byrd’  , ‘Amerikan vergi mükellefinin parasıyla Amerikan alehtarı genç devrimciler mi yetiştirecek, bu üniversiteye yardım kesilmelidir ‘ diyor . ( bakınız ‘Girdap’ Yazan Vedii Bilget  1. cilt  sahife 162 - Kastaş Yayınevi 2002 )
ODTÜ  demek  Amerika’lıların aklını bile karıştıran bir üniversite. Az bulunur, kıymeti biline.
 
Açıkçası ODTÜ’lü bir Cumhurbaşkanımız olsun isterdim.
 
Hangi liseden mezun olurlarsa olsunlar ODTÜ çatısı zeki , paradan başka şeyleri de düşünen ve meydan okuyanların  okulu olarak şekillenmiş üstelik ABD yardımlarıyla ki bu da Amerikalılar’ın  dünya hayrına bir iyiliği oluyor .
 
Aslında Cumhurbaşkanları adaylarının illa üniversite mezunu olmaları şartını da doğru bulmayanlardanım.  ABD  4  maddelik Anayasal şart koyuyor , hepsi vatandaşlık durumuna bağlı,koskoca kıtaya yetiyor  bize niye yetmiyor ?
Yani Çankaya’ya mühendisler çıkınca sanki  vatan millet için mühendislik mi yaptılar , ya da generaller  çıktığında  askerlik mi , ya da hukuçu çıksa avukatlık mı yapacak , saçmalık.
 
Ama illa üniversite mezunu olma şartı arıyorsak Cumhurbaşkanı ODTÜ’lü olsun isterdim, hiç olmazsa  alternatif aday  bir ODTÜ’lü  iyi olurdu , çünkü süper gücün kafasını karıştırma yeteneğine sahipler.
Kısmetimize  Sayın Tayyip Erdoğan’a  alternatif  olarak Ayn Şems, El- Ezher düştüyse  , elbette Ekmeleddin Bey muhterem bir insan  ve eğitim gördüğü üniversitelerde değerli   ama  ne oluyoruz diye duraksayanlara da kızılmasın.
Ayn Şems , El Ezher mi oluyor ‘çatı’  şaşkınlığı doğaldır.
Boğaziçililerin  para toplama gecesinde  Cem Yılmaz’ın mezun arkadaşlarını   pek güldüren  arasına reklam alınmış espirisi gibi  ‘Emri - Waikiki ‘ olduk .
 
Durumu kayda geçirdik...
Sevgiyle...

DKM ARŞİVİ

Loading