forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Bukalemunların dili tutuldu Türkiyede...

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

Türkiye  ekranlarında kendisinden daha kolay ve çabuk renk, desen değiştiren insanoğlunu görünce bukalemuncukların dili nasıl tutulmasın. 

Türkiye  ekranlarında insanlık evrim geçirecek ve bir gün  ekran ahalisi  bukalemun misali  içinde olduğu kanalın rengine göre değişecek diye falda çıksaydı kim inanırdı ama oldu olmakta. 

Bir kanalda  8:00 de konuştuklarının  aynı gece bir başka kanalda  10:00 da tersini söyleyen   ‘insan bukalemun’ lar var.

Yeni bir varlık biçimi , renkten renge giriyorlar.  

Adam puantiyeydi   şimdi çizgili oldu diyorsun, ertesi gün bir başka kanalda ekose , sabah diğerinde toz pembe .

Değişmeyen biz izleyicler , halkız ,  bunları izledikçe tek renge sabitlendik  o da  mor, hatta bunları izledikçe mosmor oluyoruz .

Mosmoruz çünkü ‘insan bukalemun’lar  ekranlarda neler anlatıyorlar örnek vereyim 

‘İnsan Bukalemun’ ;

Adalet Bakanı  Ergin’in Cumhuriyet tarihimizin en iyi adalet bakanı olduğunu söylüyor, hatta Cemil Çiçek de çok beğenirmiş kendisine bizzat söylemiş .... bir bakan diğer bakanı bu kadar beğensin pek sık duyulmuş değilmiş , peki anladık. 

Derken söz  Hırant Dink davasına  gelince ‘işin kokusu çıktı’ demez mi ... 

Sunucu ‘konu güzellik kraliçesi’   Sarısülük davasında uyuyakalan yargı heyetini , bizi uyku tutmazken yargı uyuyor nasıl bir başarı diye sormuyor , içerideki gazeteciler , askerler  umuru değil diyemem de belki pek  ilgi alanı değil  çünkü  o sırada aklı dudağını kaşına denk etmeye meşgul ve karşısındaki ‘insan bukalemun’  hem bakanı beğeniyor, hem adalet sisteminden kokular geliyor diyebiliyor, karşısında gazeteci, haberci yok, güzellik kraliçesi var, ve güzel duruyor sorusuz, umursamaz kafasıyla. Ama sorsan dünyanın ‘ilk 500 üniversitesi’ ne giren bir üniversiteden mezun !

Mosmor oluyorum , yılın rengi mürdüm mutfak kapağı için iyide insanda  pek iyi durmuyor.

Aynaya bakıyorum halimi beğenmiyorum , mosmorum.

Medyayı bu hale getiren sermaye elitleri ise  hayır hasenat gecelerinde espriler yapıyorlar , espriler genellikle para üzerine , hayırseverlik rekoru kırıyorlar , ellerde bayraklar hayır üstüne hayır yarışı , çocuklara burs temini  için . 

Eliti böyle gecelerde  görünce insan  ülkedeki gelir dağılımı eşitsizliği , bunca fukaralık zengin elitler  hayır işlesin diye var sanki , yoksulluk biterse  bunların başka eğlencesi kalmayacak gibi duruyorlar. Ve gece daima Sezen Aksu şarkılarıyla bitiyor .

Bu medya düzenini ayakta tutan zengin elitin  paradan başka konuşacak konusu yok, onca parayla  başka eğlenecek  malzeme   bulamıyorlarsa ben zenginler içinde mi üzüleceğim yani, bitmiyor çilem fakir için üzül, zengin için üzül helak oldum , mamafii Allah sabrını veriyor . 

Tamam paranın gücünün moral değerleri , ilkeleri yok sadece ilgi alanları , kazanç hesapları var diyeceğiz geçeceğiz lakin batıyorlar... Batarak zengin olunuyor. 

Bakın bu da bukalemunluk durumu, zengin , batıyor fakir olmuyor, vay be bir başka Türk Mucizesi.

Eş zamanda  CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu meclis kürsüsünden Ziraat Bankası tarafından İstanbul’da  AVM yapımı için verilen   ‘Cumhuriyet Tarihinin en yüksek miktardaki batık kredi ( 670 trilyon  ) ‘  sinin  batırılış sürecini  bangır bangır anlatıyor .

Gene mosmorum .  Vatandaş için söylüyorum yılın  rengi mor.

İstanbul’da AVM sıkıntısı var herhalde ki, Ziraat Bankası bu müthiş meblağı  AVM için raporlardaki uyarılara rağmen batma riskini  göze alarak AVM yapımı için veriyor.  

Ziraat Bankası AVM’ye niye kredi verir birinci soru . 

AVM’de tarım , ziraat mi yapılacak ,  bu aslında  makul çünkü AVM’lerden İstanbul’da ekecek biçecek başka yer kalmadı ‘İstanbul çiftçileri’  için  alan yaratılıyor olabilir....

Ve  yılın  bombası patlıyor, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin Zeytinburnu’ndaki 16:9 isimli gökdelenlerin , hani Camii’nin arkasından zırt diye zuhur eden ve adeta  arkalarından ‘Ce ee ‘ yapan binaların  silüete etki eden katları  hakkında yıkım kararı yazılıyor ,  bu fazla katlar nasıl traşlanacak sorusunu gündeme getiriyor. İBB ne yapacak, Maaşallah İBB Meclisinde tüm partilerin üyelerinin  oybirliği ile izin verilmiş  ,  ‘ yoktur aslında birbirimizden farkımız biz Osmanlı Bankasıyız ‘  reklamı akla geliyor.

Bina sahibi ben iznimi aldı diyor haklı olarak , peki tazminat kimin cebinden çıkacak , İBB meclis üyelerinden mi bizim cebimizden mi ?

Bukalemun olmuş siyaset ne cevap verecek ?

Gene bize düşen mosmor olmak bukalemunlar karşısında.

Şimdilerde  Atatürk’ün Gizli Vasiyet’i sürüldü piyasaya. Var mı, yok mu , varsa Hilafet meselesiyle mi ilgili, korkarım yakında ortaya bir vasiyet çıkacak ve vasiyette Atatürk’ün kimi Halife olarak işaret ettiğini söyleyecekler , post modern Atatürkçüler böyle bukalemunlaştı .  

Zaten Atatürk’ün yaşarken başına gelenler,  öldükten sonra başına gelenlerin yanında ne ki... Etnografya’da yıllarca beklediği yetmedi defin için, geçtiğimiz yıllarda adamı Çankaya’dan çarşaf giydirip kadın kılığında kaçırttılar  bile.

Filimlerini izlese çok mu beğenirdi , ya da kılığına girmiş yerli yersiz zeybek oynayan türkücüleri  veya  Banka  reklamındaki hallerini görse İstiklal Mahkemelerini yeniden kurdurup bunları yargılamaz mıydı ? 

Ve en hazini  emperyal duygularla gaza gelip Atatürk’ü Osmanlı İmparatorluğunun ‘darbeci subayı’ haline getirmeleri , trajikomik !  Sanki imparatorluk çok iyi durumda Mustafa Kemal darbeyle ele geçirmiş, vah , vah, vah.

Fakat bunca bukalemunlaştırma çabalarına rağmen hala ayakta Atatürk hatta bazı bukalemunlara sığınacakları liman olmaya devam ediyor , ne hazin.

Şimdi halimiz bu iken Cemaatin televizyonunda yayınlanan  ve ratinglerde sürpriz yapan ‘Küçük Gelin’ adlı diziye takan takana, ne diyor dizi , kısaca ;  töreyi dine bağlayıp yanlışları kutsallaştırmayın diyor , fena mı diyor ?

Çocuk istismarı , çocuklara  kötü  muamele, el kadar çocukların hamilelikleri, gerdek gecesinden sonra hastanelik olanlar ve hatta hayatlarını kaybedenler , dedesi yaşında olacak hayvanlarla evlendirilenlerin durumu  ortada iken , bu son derece muhataralı konuya el  atmış bir televizyon , teşekkür etmek yerine  bazılarını rahatsız eden nedir  bu dizide, dizideki kılık kıyafeti bile eleştiren oldu , buyrun bu temayı sizde işleyin. 

Bir yaşam koçu tatlım hanım ‘küçük gelin’ ismini duymak istemiyormuş, yerine ‘Pedofili’ denecekmiş, mağdur değil caniyi merkeze alan senaryo istiyor , yayın ve yazım ahlakı dengeler üzerindedir  ve anti - hero merkezli senaryolar  ustalık ister  ama olabilir buyrun  kanal kanal geziyorsunuz önerin , yapın yapabiliyorsanız. Bu arada diziyi izlemeden konuştukları belli çünkü söz konusu ‘Küçük Gelin’ berdel karşılığı  başkasını seven bir engelli gençle evlendirilmek isteniyor töre gereği.

Bu tartışmalarda  gene mosmor oluyorum.

Laf çocuklardan açılmışken Sevgili  Enver Aysever ROK ailesinin çocuklarını  ‘ sosyalistler’ olarak büyütmeye talip olmuş , Enver’in de espri anlayışına olanlar olmuş tamba tumba derken. 

Sosyalistlerin başına gelenler yetmedi zengin çocuklarını  mı baktıracaksın  , kendilerine zor bakıyorlar ,her sosyalist sen mi ? 

Çocuk bakmak istiyorsan sokakta, ahırlarda, tarlalarda yanlızlığa, bakımsızlığa terk edilmiş çoook çocuk var , ROK ailesinin çocukları, analı babalı büyüsün ‘İstikbal Müemmen’ çocuklar nasıl olsa . 

Enver elbette şaka yapmış ve bu şakayı yaparken Nagehan Alçı’dan izin de almış , Karşı Tiyatro ve Karşı Show’u yazmış bir abla   olarak hemde  12 Eylül gölgelerinde kaybolmadan ,  izin alınarak yapılan esprilerden uzak dur derim , sen bildiğini söyle mizahın ahlakı risk almaktır, izinli aykırılık olmaz Enver Çocuk.

Güvendiğim dağlara kar yağdırma , kırdırma bizi Enverim, birde senin yüzünden  mosmor oldum.

Bu gün bukalemun olma halini kayda geçirdik efendim.

Canlıların ,  toplumuzu  etkileyen bu dinamik bukalemunlaşma hali biyologların dikkatine sunulur .  

Olaylar ülkemizde cereyan etmektedir bilim dünyasına  katkımız olsun, bu büyük tabiat olayını yabancılara kaptırmayalım hiç olmazsa.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com

DKM ARŞİVİ

Loading