forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Başbakan Fark Yaratıyor, Medyanın Sorunu Fark Yaratamamak

Aktif .

ETİKETLER:Necef Uğurlu

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Cumhuriyetimizin son yıllardaki en büyük meselesi kadın giyimi  ve modası oldu. Türban meselesi çözüldü dedik  dekolteye yakalandık.

Cumhuriyetin kadın moda ve giyimi ile imtihanı diyelim.

Çok tutarsız garip işler oldu bu süreçte,  diplomasına türbanlı resmi kabul edilmeyen öğrencinin , bu uygulamaya karşı çıkmayan , öğrencisine aç başını öğle fotoğraf çektir diyen hocası AK Parti milletvekili bile oldu.

Trajikomiktir kayda geçirelim.

Dekolte normlarını RTÜK ‘ün tespit etmeye  talip olması ayrı bir gariplik, onların görevi kamu yayıncılığında düzenleme getirmek , niye böyle tuhaf yüklerin altına girerler hiç anlamam, kamu yayıncılığını düzenlerlerse  bu sorunlar zaten ortadan kalkar.

Tuhaflığı kayda geçirelim.

Esasen  iman tahtası görünmeyen sunucu kalmadı ekranlarda bu elbiseye niye takıldılar  anlamadım, kaldı ki yıllardır neler giyip çıkıyorlar kamu yayınlarına .

Hele bir tanesi vardı ki, dedikodu programı sunardı, kibarcası cemiyet haberleri oluyor,  kadının ne giydiğini daha doğrusu giymediğini gördüğümüzde dilimiz tutulurdu .

Kilot giyiyordu hakkını yemeyelim , ve muhtelif iplerle tutturulmuş transparan paçavralar uçuşurken o sunardı. Ne sunardı diye soracak olursanız akım kakım.

Şimdilerde evlendi çoluk çocuk sahibi oldu birde konferanslar veriyor annelik ve her hususta . Böyle bir birikimi olmadığı konuşmalarından belli, yarı çıplak  dikkat çekti , evlendi ve yerini aldı, hepsi bu.
İtibarı tamdır, muhafazakar kanallarımızda dahil .
Bu kadını  kayda geçirmiyoruz.

Medyamızın dikkat çekme gayretleri , seks , dekolte ,    kadın memesi üzerine inşa edilmiş vaziyette olduğundan  bu mesele çözülürse  malzeme sıkıntısı başlayacak onun için meme meselesi çözülmez diyor kayda geçiriyorum. 
O yasak, bu yasak ama bunlar serbesttir.

Hatırlarsınız Ahmet Altan’ın bir kiraz ağacı  gölgesi ve  kadın memesi için vatan satma durumları vardı ,  şimdi anlıyoruz ki aslında yanlız değil, eril medyamız, toplumumuz  kadın memeleriyle bozmuş vaziyette.
Burada ‘Kiraz ağacı’ boynu bükük ve alakasız kalıyor.

Dikkat çekmek  ( distraction )  fark yaratabilmek  medya , sanat dünyasının şifresidir.

Sanat dünyasında sanat yaparak dikkat çekiliyor dünyada.

Medya dünyasından kimsenin yüksek sanat beklediği yok, ama kamu yararı, moralite beklenir.

Dikkat çekme sorunu zeka ile çözülür , medyanın zekaya ihtiyacı var, aynı sözleri tekrarlayan ezberi kuvvetli papağanlardan , ve dekoltelerden ziyade.

Fark yaratamıyorlar .

Hal böyle olunca ;

İş  Özkök ailesine kalıyor .
Ertuğrul Özkök  zeki bir adam, zekayı nasıl kullandığı malum, lakin gücü nereden gelir diye merak edenler geçtiğimiz hafta anlamış olmalı. Özkök’ün gücü eşinde, Tansu Hanımefendi  bir tweet attı ‘Avanak’ diye Maaşallah  ‘Bizimkiler’ ‘Sizinkiler’ atladılar, söylüyorum hepsi bizim akan nehrin sazanları.

Tam da bu sırada kararlar açıklanmış, Amiraller, Generaller , ve daha kimler mahkum olurken , 28 Şubat’ın dumanı hala tüterken Tansu Özkök eşini  Martha Steward’a  hayran kaldı diye Avanak ilan etmesin ve gündem olmasın mı !
Avanak kim , uyanık kimler  takdirlerinize bırakıyorum.

Böyle bir ortamda Kurban Bayramınız Mübarek olsun.

İşte böyle bir ortamda fütürist projelerle topluma umut veren bir lider Başbakanımız.

Gerçekçi mi, olabilir mi, ne pahasınadır , İlhan Kesici ne der bunlar beni aşar  ama projeleri fütüristtir.

Bu günden ümidi kesenlere seçenek sunuyor, gelecektir sunduğu Sayın Başbakan’ın .

Fark yaratan sadece  Sayın Başbakan, ve bunu kendisine bağlı ama fark yaratamayan medyasına rağmen yapıyor.

Şarkılar aynı, dizilerdeki konular yanı, komik çocuklar bile birbirinin aynı olmaya gayret ediyorlar. 
Birbirini taklit ederek yaşamayı önermek  bizim  medyanın işidir , aczidir .

Medyada ki ayrışma mı, yoksa aynı düzenin pay kavgası mı sorumuzu kayda geçirelim .

‘Bizimkiler’ ayrışmanın sımsıcak bir kelimesidir.  Kulağa hoş gelsede işin gerçek yüzü farklı  .

‘Bizimkiler ‘ sözcüğünden korkuyorum , ayrıştırıyor.

‘Bizimkiler’in olduğu yerde  ‘Ötekiler’ ,  ‘Sizinkiler’ bitmez.

‘ Bizimkiler ‘   çoğaldıkça yalnızlaşan cemaatciliği  anlatan sımsıcak bir söz, ama zamanla tutuşup  bütün emekleri kül edecek kudrette bir kelime , dikkat etmek lazım.

Çoğaldıkça içine kapanan, kucaklayarak genişlemek yerine kendinden olan sadece ‘Bizimkiler’ le dünyaya açılmayı uman ve gitgide yalnızlaşan ve niyetleri hiç de kötü olmayan insanlar acaba bunu hiç düşündüler mi .

Aslında değişen de  bir şey yok ‘Bizimkiler’ de ‘Ötekiler’ de aynı şeyleri yapıyor, yemek menüleri, yemek tarifleri bile aynı.
Aynı yemekleri bir  ‘Bizimkiler’ tarif ediyor, pişiriyor,  bir ‘ötekiler’ , yani ayrışmaya değmez, gene aynı şeyi  yiyoruz , farklı bir damak tadı  sunan yok .
Farklı haber veren var mı , yok.
Magazin gündemcileride farklı şeyler yapmıyorlar, yakalanmacalar, aşk yaşamacalar, boynuzlanmalar, sanatçıların kendilerine dair ne varsa teşhir merakı artık dikkat çekmiyor.

Fark yaratamıyorlar.

Dizilerimizde aynı şeyleri anlatıyor , bir Broen yapamadık ki Amerikalılar Bridge diye ‘remake’ yapsın razıyım, taklit edilmek az buz başarı mı, hayır biz maalesef  taklit edeniz.

‘ Gerçekten yaşanmış ‘ cümleside başka bir maraz, sanatı buduyor, sanat gerçek değildir.

Mizahımızda aynı  patterni takip ediyor, Cem Yılmaz’ın ‘Bizimkiler’ versiyonu  bile yapılmaya çalışıldı .

Ve elbette memeler meselesi , kadın memeleri bir kurt masaldır yıllardır söylenir gider.

Aslında burada  sorun Gözde kızın  memeleri değil ‘elbise’.

Zavallı elbise , kim çizmiştir, kim dikmiştir , modacısı kimdir  kimse sormadı.

Halbuki bu  elbise Türkiye’yi birbirine  kattı.

Elbisenin rolünü çalan çalana. Giyen gazeteci dahil .

Belki o da ‘remake’ , belki çakma , belki kiralık öğrenemedik , ama hakkı yendi .

Önümüzdeki günlerde yırtmaç tartışmaları umuyorum.
Sırt dekoltesi de olabilir.
Ama modacının hakkı verilsin.
‘Biz’ olacağımız nice Bayramlara.

Sevgiyle... 
necefugurlu@gmail.com