forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Özkök Gizli Devrimcileri Açıkladı

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Konumuz esas itibariyle Enver Aysever’in  programında Ertuğrul Özkök’ü konuk ettiği bölümdür ancak finalde Salih Tuna’mız girmektedir.

Ertuğrul Özkök  Enver Aysever’in programında Başörtülü kadınların devrimci olduklarını açıkladı.

Başıörtüsüzlerden ne gördüm ki sitemi mi desem,  şimdiki  zamanlarda devrimci kadın yokluğunda yerine başka ne koyarım ki çaresizliği mi , yoksa yanlızlık mı bilemiyorum.

Ama anlaşılan Ertuğrul Özkök’ ün başıörtülü kadınlar son sığınağı olmuş durumda.

Enver (Aysever) bile çözemedi düğümü programı boyunca, az buz da didinmedi değil, ben mi çözeceğim, para almadan üstelik !

İşimiz zaten Özkök’ü çözmek değil, kayda geçirmek. 

Özkök’ün Nur Sertel’i terk ettiği kesin.

Artık Özkök için Nur Sertel  gibilerin yerine koyduğu   başörtülü kadınlar var , başta Sibel Eraslan ; devrimci duruşu, kitabıyla , iktidarını söylemedi onu da ben ilave edeyim.

19 Mayıs kutlamalarında yankesiciler tarafından soyulan Sertel ve Özkök’ü kayda geçiriyoruz , fonda ‘Olmasaydı Sonumuz Böyle’ çalmakta , Yusuf Hayaloğlu’nun sözleri Ahmet Kaya’nın sesinden bir  requiem ikisine .

Yalnız burada ölenler  sağ kalanlara söylüyor bu ölü ayini ilahisini .

Ölmüşlerden  sağ kalanlara söylenen bir ilahi,  Allahın Hikmetidir. 

Ahmet Kaya ve Yusuf Hayaloğlu’nu rahmetle anıyoruz.

Özkök medyaya oya gibi işlediği popüler kültürde bizzat  güç verdiği kadınları tam olarak gözden çıkarmıyor, onlar her an sahaya çıkmak için üniformalarını giymişler yedek kulübesinde bekliyorlar ,   artık ‘siyaset dışı’ kalmaya kararlı olduğuna göre, an gelir lazım olabilirler.

Ama o ne , son kitabında Enver siyaset algıladığını söyleyince hop bir tramola atıyor , Enver’in algısını doğru bir tespit olarak görüyor, hoşuna gidiyor hissediyoruz bunu ekranları delen bakışlarında , ve hafif muzip,  umursamaz, hınzır gülüşünde. 

Popüler kültüre artık abanmıyor, lakin geçmişinde bizzat dizayn ettiği altın kelebeklerini koruyor ve gecenin en çarpıcı tespitini yapıyor, eğer bir insan 20 yıl zirvede kalabiliyorsa mutlaka yazılmalıdır . Adeta gazetecilik budur diyor.

Aslında  tek şarkıyla bir  ‘star’ 20 yıl zirvede kalıyorsa, veya hiç bir üretimi olmadan medyada gündem oluyorsa ,  onu yirmi yıldır zirvede tutanların  bunu ne maksatla yaptıklarını  araştırmak lazım, buna gazetecilik deniyor.

20 yıldır bir senfonide keman çalanı yazmıyor Özkök , Hülya Avşar, Ajda, Pekkan’ı yazıyor aslında Özkök’mü onlardan, onlar mı Özkökten çıkmış belli değil .

Kim tavuk, kim yumurta gizemini hala koruyor, Silivri, Balyoz filan bunu çözemiyor.

Fonda ‘Yine de Şahlanıyor Aman Kolbaşını yandım da kır atı ‘ çalıyor. Hasan Mutlucan’ı  Rahmetle anıyoruz.

Özkök kadrosuna  başörtülü kadınları devrimci olarak almaya hazır.

Başörtülü kardeşlerimi  devrimsiz devrimci yapacak bırakılsa , 

kendi söylemediği , bestelemediği  sevmekten başka hiç alakası olmadığı , şarkılardan kaset çıkarıp  imzalamak gibi bir şey . 

Fonda  Yasemin Kumral’ın Bim Bam Bom şarkısı çalıyor  ‘Oldu en sonunda oldu bim bam bom Rüyalarım gerçek oldu bim bam bom 

Evet bir siyasi akımı başörtülü kadınlar  iktidar yaptılar ama devrim iktidarla sınırlı değildir, Özkök Sosyolog bunu bilmez mi ? 

Elbette bilir , ama karar verdiyse bir kere sözünden dönmez benim bildiğim Özkök , son derece kararlı başörtülü kadınları devrimci olarak katagorize etmeye yeni inadı budur ve vaz geçmeyecektir.

Özkök’ün düşünce dünyasında zırva tevil götürür , o söz ve davranışlara istediği anlamı verir , aslında sanatkarane bir yanıdır Özkök’ün,  lakin içinde sanat yoktur ne sözlerinin ne de yazdıklarının ! 

Kadınları ciddiye aldığını söylüyor ve kadınlar tarafından da ciddiye alınmak arzusunda, hangi kadınlar, şimdilik başörtülü devrimci ama feminist olmayan kadınlar tarafından, burası önemli , feminist olma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor başörtülüler için ,  bu bir jesttir barış sürecinde Özkök’ten.  

Rahmetli Duygu Asena’nın da feminist değil yaşamayı seven bir kadın olduğunu söylüyor , yani feminizm hiç olmamıştır, Duygu da değildi zaten  diyerek bu dosyayı kapatıyor eh bu da kısmen doğrudur Özkök’ün her söylediği yanlıştır diyemeyiz ama var olan feminist kadınlardan hiç dayak yemediği belli. 

Kaddafi de  kadın korumalarla geziyordu  ama onu koruyamadılar. 

Özkök de kadın koruma istiyor ,  uzun süre  kendi yarattığı popüler kültür kadınlarıyla korundu , ama şimdi onlari emekliye ayırıyor yerine başörtülüleri koyuyor.

Özkök’le ancak  Salih Tuna başa çıkabilir o da bakıyorum Özge Özsağman’ın ‘Pazartesi Sendromu’ nda akiller arası pastırma olmuş durumda haftalardır .

Akillerin biri gidiyor öbürü geliyor ve kendilerini meth edip savunuyorlar, hiç de akilane bir terbiye değil.

Aslında akil olan  yani Salih Tuna’yı   , akil olmayıp akil olanların  savunucusu yapmak gibi bir göreve getirmişler gibi , ya da kader ağlarını böyle örmüş,  fonda bu sefer  ‘Gurbette yorgun düştün  be Salih ‘ çalıyor.

Akiller savunmaya ihtiyaç duyuyorlarsa, birbirlerini , kendileri  meth etmeleri yetmiyorsa avukat olarak Jaques Verges’i tutabilirler , malum  o herkesi savunuyor kurtarıyor , dahi avukat , adam işini yapsın gerekiyorsa,  malum bizde müvekkilleri ipe çekilen avukatlar mesleklerinin ‘dahi’si sayılır  ters kaçıyor bizim anlayışa ama hakikat ortada. 

Avukat konumunda Salih Tuna’ya yazık değil mi ? 

Fonda  bu sefer  ‘Sen başkalarına benzeme sakın, hep böyle kal ‘ çalıyor Salih Tuna için sözler Çiğdem Talu, beste Melih Kibar , onları da  rahmetle anıyoruz.

Bu şarkılı, türkülü yazıyı kayda geçiriyoruz.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com.