forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Serdar Ortaç, Ali Bulaç, Hasan, Ümit Besen, Devlet Bahçeli, Wilma, Esin Maraşlıoğlu ve diğerleri bir zamanlar çocuktu..

Aktif .

NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

‘Onlarda bir zamanlar çocuktu’  cümlesini pek severim, sıcak, çocuk olmanın sırlarını kapsayacı, arındırıcı ve insanlardan ümit kesmememizi hatırlatıcıdır.

50 milyon doları kumarda kaybedip kime helal ettiğini  anlayamadığım, daha doğrusu zihnindeki kumar, helal, haram ilişkisini  çözemediğim Serdar Ortaç da  bir zamanlar çocuktu mesela. 

Acaba  çocukken  ileride büyüyünce kumarda 50 milyon ütülüp  helal etmeyi , 5, 6 sokak çocuğuna anorak alıp arınmayı düşünmüş müdür ?

Ünlü annesinin nikahında şahidi olmuş bir genç kızın haberi bilmem dikkatinizi çekti mi, bu tuhaf hadise New York’da geçiyor, kahramanlarımız Esin Maraşlıoğlu ve kızı.  

Ana kız bu toprakların insanları, bu kadar tuhaflık  zaten  New York yerlisinden  çıkmaz !   Dünyada bir tuhaflık  yaşanıyorsa bilin ki bu toprakların insanlarının parmağı vardır , bunu kayda geçiriyoruz.

Bu genç kız acaba çocukken , ben büyüyeyim  annemin babamdan sonraki eşlerinden biriyle kıyılan nikahında şahit olurum diye içinden geçirmiş olabilir mi ? 

Ya da annesi çocukken ,    İnşaallah evladımdan gülerim ,  ileride son nikahımın  şahidi olur , bende aman da aman büyümüşte annesinin nikah şahidi oldu diye iftihar ederim ,   demiş midir ?

Kanuni Sultan Süleyman çocukken acaba içinden,  Babamdan canımı kurtadıktan sonra , ‘yedi cihana’ hükmedip , Hürrem ve diğerlerini hareme dizip ölümümden yüzyıllar sonra dünyaya harem kadınlarının pin pon topu olarak kapak olan bir dizi kahramanına ilham olmak istiyorum demiş midir ?

Devlet Bahçeli minik bir çocukken , büyüyünce  ileride kalabalıkların    ölüm tarihlerini kendisinden belirlemesini isteyeceğini aklından geçirmiş midir,  yoksa masum masum  topacını mı çeviriyordu.

Hasan Kaçan küçükken  Kasımpaşa’dan  Haliç’e  sevdalanacağı  kızın yaşadığı  kıyıya  bakıp ben hele bir büyüyeyim başbakan bizim mahalleden çıksın ‘Yüksek sanat devri geçti yüksek teknoloji devri geldi’ mealinde özlü sözler söyleyeceğim diye düşünmüş müdür ? 

Ümit Besen’in  çocukken durun bakın görün ben ileride Cem Yılmaz’ın düğününde bile çalacağım, ve bir gün beni Fazıl Say’a Hasan tercih edecek diye  bir düşüncesi olmuş mudur ?

Sanmam...

Fazıl Say’ın babasının   çocukken ileride oğlum olursa sırf Ali Bulaç’ı sinir etmek için adını Fazıl koyacağım diye  bir düşünce aklının kıyısından geçmiş midir acaba ?

Sanmam...

Ya da Fazıl  çocukluğunda bu piyanoyu öyle bir çalacağım ki dünya alkışlayacak kendi toplumumda kimileri  sinir olacak diye mi düşler kuruyordu ? Yoksa sevilmek, takdir edilmek mi istedi.

Ali Bulaç’ın   çocukluk yıllarında Dalay Lama başta Müslüman’ları hedef gösterenlerden bana ne, ben Fazıl’a takacağım diye bir takıntısı vardı mıydı ?

Sanmam...

Öyle Bir Geçer Zamanki adlı modern zamanların Türk televizyon tragedyası oyuncusu Wilma küçükken  Ren nehri kenarında  dolaşırken    ben büyüyünce  Türkiye’de artist olacağım , ‘Laz Vampir’ filminde ve dizide oynayacağım diye aklından geçirmiş midir ?

Sanmam...

Ya Wilma’yı  ‘Aslı’ ya dönüştüren iş adamı Kerem Göğüş çocukken , büyüdüğünde Wilma’nın ismini değiştireceğini biliyor muydu ?

 İçinden ‘ Ferhat olsaydım Wilma’ya  o zaman ‘Şirin’, Tahir olsaydım ‘Zühre’, Mecnun olsaydım ‘Leyla’  ‘İlik ‘ olsaydım ‘Düğme ‘ ismini verirdim demiş midir ?

Sanmam...

Bütün ismi geçen insanların kimbilir çocukken ne rüyaları vardı.

Rüyalarda ki hesap gerçek hayata uydu, uymadı bilemem tabii.

Ama  bildiğim ; Çocukların  hesap kitaptan azade,  ve geleceklerinde yapacaklarından sorumsuz özel insanlar olduğu ,neye dönüştükleri, nasıl dönüştükleri düşündürücüdür.

Bütün bu büyüklerin çocukluklarını bir araya toplayıp onları bahçede koştururken görmek hatta imkan olsa korumak  isterdim , Salinger’in kaçık Holden misali. 

Halbuki bazılarının büyümüş hallerine tahammülüm yok.

Çocuklar büyüyor, yerlerini yeni çocuklara bırakıyorlar.

Ve büyükler en çaresiz  oldukları, herşeyden umut kestikleri bir anda onlara uzanan bir çocuk eliyle hayata yeniden tutunuyorlar, garip olan bir çocuğu kurtardıklarını zannettiklerinde  aslında uzanan o çocuk eli onları  derin bir  kuyudan çekip çıkarıyor. 

Kurtarıcı daima  çocuklar oluyor. Belki de bu yüzden torunlarına sarılıyorlar.

Onun için çocukların rüyaları, hayallerini  küçümseyenlerden korkarım

Minicik bir elin gücüne hep şaşar kalırım.

Sevgiyle...

necefugurlu@gmail.com