forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

KURT MASALLARI...

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN 

Medyanın   ‘Kurt Masalcı’sı Ertuğrul Özkök boksörlerin kum torbasına döndü. Ama bu kum torbası – halı arası bir durum, vuruldukça hayat kazanan, ömrü uzayan bir torba.

Ertuğrul Özkök’ün yıllarca elinde ki medya gücüyle gazetecilik niyetine uydurduğu KURT MASALLARI’nın sonu gelir diye beklerken sonunda kendisi bir KURT MASALI olmayı becerdi.

Özkök ‘Küçük Ayşegül’ serisini geçti, ‘ Özkök Açılışta’ ‘Özkök Kapanışta’ ‘Özkök Torunlarıyla Yatakta’, ‘Özkök dizi oyuncusu’, ‘Özkök Cem Yılmaz Kılığında’   ‘Özkök TRT Türk’de Edith Piaf’ı anlatıyor ‘ ‘Özkök Özür diliyor’ , ‘Özkök Pardon Dedi’ ‘Özkök Tövbe etti’, ‘Özkök şarap markası değiştirdi’, ‘Özkök karısının yolda bulduğu köpeğine köşe yazarının ismini verdi ‘ Özkök Kralın cenazesinde teneşirin başında ‘ gibi bitmeyen bir seri yaşıyoruz. Bittik yahu biz.

Netice itibariyle her türlü yayınlarda ucuz maliyetli dolgu ihtiyacı çok, medyamız geniş, malzeme lazım bunu anlıyorum da...

Lakin Özkök muhaliflerinin Özkök’süz gün geçirememeleri Stockholm Sendromu ‘nun ötesine geçmiş bulunuyor... Bu garabeti kayda geçiriyoruz.

Pek çok değerli gazeteci, kalem Özkök yüzünden   cellatlarına tutkuyla bağlı kurbanlara döndüler . ( Lilliana Cavanninin ‘Gece Bekçisi ‘ filmi tavsiye olunur) .

Bir zamanlar kendisiyle ortak çalışma yapmış olanların pişmanlık hatta intikam duygularını da anlamam mümkün, ama ezelden beri ‘Özkök Kurt Masalları’ na karşı durmuş muhaliflerin her fırsatta Özkök’ü programlarına çağırıyor olmaları, köşelerinde yer vermelerini katiyen anlamıyorum.

Duruşlarının, onca yıllık emeklerinin özü kayboluyor .

Ertuğrul Özkök’ü karşınıza aldınızsa uydurduğu bir kurt masalını irdeleyin sorun hiç olmazsa o da yok.

Mesela Ahmet Kaya olayı... Allah için bir gazeteci o sırada Ahmet Kaya’nın kaset piyasasındaki tirajının ne olduğunu, rakiplerinin kimler olduğunu, Özkök’ün ve ait olduğu grubun müzik piyasasında hangi noktada durduğunu inceledi mi?

İşin içinde ticari bir boyut olma ihtimalini göz önüne alıp bir araştırma yaptı mı?

Ahmet Kaya’ya programlar yapar, baş tacı ederlerken neden birden tu kaka ettiler?

Ahmet Kaya Kanal D’ye program yaparken Japon mu zannediyorlardı? Allah Rahmet Eylesin o zamanda Kürt’tü, o meşum linç gecesinde de.

O gece orada olanlar rahmetliyi alkışlıyorlardı, daha sonra çoğu durumu estepeta izlerken yıllar sonra kem küm oldular, konjonktüre göre gene yalancı pehlivanlar sardı ortalığı. O gece aslında bilmem kim kulağına şöyle demiş yıllar sonra açıkladı ama duyan başkası yok, bir sürü zırva.

İş belki son derece ticariydi, bu ülkede rakipleriyle adam gibi rakabet etmek yerine ‘vatan haini’ ilan etmek adettendir. Şimdi yıllar sonra da Ahmet Kaya Kürt Hareketinin Büyük Öncüsü ilan edildi... Ertuğrul Özkök mezarını ziyaret etti ve el sıkıldı.

Bu mudur hepsi ? Çok bayat bir senaryo ! Türkiye’nin değişim sürecinde taşın altına elini koyan ‘Hakikat Yolcuları’ bunu yemez.

Elhasıl Ertuğrul Özkök kurallarını kendi koyduğu oyuna bu sefer lütfedip muhaliflerine de rol vererek devam ediyor .

En çok eleştirildiği sitcom gazeteciliğine gelince... Bu ismi de kendisi taktı , sitcom o kadar kolay iş mi? 5-7 kişi arasında geçen sağlam sözel espriye dayalı 2 bölüm yazsın ben ‘Hiç Yazmadım, kimsede aşk nedir bilmedi ‘ diyeceğim.

Ayrıca Özkök’ün hayatta tek bir sağlam espri patlattığını gören var mı?

Onun yaptığına Sitcom değil Dom-com denir... Daima   ‘yaratık karakterler’ icat etti   gazetelerinde , haberlerinde, peki çok mu güldürdü bizi ? Nerdeee, şahsen annem epey göz yaşı döktü bunu söyleyebilirim.

Adamın espri kabiliyeti olmaması elbette suçlanmasını gerektirmez , Allahın Hikmeti kızacak değiliz, para ve yetenek dağılımı Hikmetinden sual olunmaz Rabbimin farklı kıstaslara göre oluyor.

Ertuğrul Özkök esasen gazetecilik, habercilik yapamadığı için yerine bir icat yapmak zorundaydı, sitcom gazeteciliği diye salladı , Maaşallah bin akıllı da kuyunun arkasından baktı hala bakmakta.

Gerçekten gazetecilik olayı budur diyebileceğimiz haber sayısını takdirlerinize bırakıyorum, kayda geçirebilecek bir şey bulamadım olsa dükkan sizin.

Ertuğrul Özkök’ün   Medya ‘yı düzenlerken   en büyük silahı ise ‘Yok saymak’ tı.

Kendi yarattığı dünyayı , finanse eden bir patronda buldu ve başkasının parasıyla   yıllarca dayattı durdu, dayatmalarına ödüller verdi, kızdıklarını çizdi, ama diş geçiremeyeceklerine en sıkı numarası ‘yok saymak’dı.

Şimdi yıllarca yok saydıkları değerler Özkök’ü karşılarına alıp ‘Bizi var saydı’ sevindiriği olmuyor mu içim acıyor.

Gazeteciliğini bir kenara bırakıyorum, kayda geçirmek istediğim şudur;   ben hayatımda bu kadar çok davet alan başka bir istenmeyen misafir görmedim.

Yok farz edin şu adamı artık, lütfen, please.

Aslında acıklı bir hayat Özkök’ünki... Emin Çölaşan’ın kitabında yer alan ve Çölaşan’a söylediği   ‘para kazanıyoruz, en güzel şarapları içiyoruz rahat mı batıyor sana’ mealindeki sözleri her şeyi özetliyor.

Ama acımayın artık, acınacak oluyorsunuz.

Esasen Ertuğrul ismi bile başlı başına hüzün taşıyor, ANLAMI : Dürüst, doğru, yiğit kimse demektir. Ağır bir isim, insana taşıyamayacağı bir yük getiriyor anlamı. Ülkemin bütün ‘Ertuğrul’ ları Allah Yar ve Yardımcınız olsun.

Ertuğrul Özkök yazanlar, çizenler, konuk edenler...

Türkiye değişiyor, değiştirin şu Ertuğrul’u artık , Başka Ertuğrul mu yok ?

İlla bir Ertuğrul lazımsa Ertuğrul Kürkçü’yü konuk edin programlarınıza, onun hakkında yazın.

Hiç olmazsa adamın edebi bir değeri var.

Daha seçildiğinin ilk günü ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız YSK’nındır’ deyiverdi. O gerçek bir Survivor, adaya gitse kimse kalmaz ortalıkta , Acun Dahil.

Bir filimci olsaydınız hangisinin hayatını filme almak isterdiniz ?

Ya da hangisinin hayatı roman olmaya değer... Elinizi vicdanınıza koyun ve kendinize dürüst bir cevap verin.

Özkök’ün mü , Kürkçü’nün mü ?

Ertuğrul Kürkçü’yü kayda geçiriyoruz , bir Dev – Genç ‘li.

Dev değil, ufak tefek bir ada...

Artık genç de değil , ne yapacağı ise hiç belli değil...

Ama konuşmaya değer çünkü edebi değeri var.

Ertuğrul Kürkçü Türkiye’de sağ kalmayı başardı ve meclise girdi , demokrasiye inanıyor hala...

‘Çözüm alanı meclis değil hayattır, toplumdur ‘ diyor başına onca gelenden sonra halka güveniyor hala. Bu ne insan sevgisidir bu sözler yüz sene daha yaşasa Özkök’ün ağzından çıkmaz, gönlünden geçmez .

Şimdi bu yazıdan sonra Özkök muhtemelen Ayşe Arman’a Ertuğrul Kürkçü ile röportajı yaptırır, yaptırmazsa gücünden şüphe ederim. Yazımı yok farz edecektir onu biliyoruz, memnuniyetle karşılıyoruz . Ya beni takdir ederse ben bunu aileme, dostlarıma nasıl izah ederim diye hep çok korkmuşumdur.

Sevgiyle

necefugurlu@gmail.com