forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

'ORTADOĞU'DA KODUN MU OTURTABİLİR MİSİN?' DUVARLARA GÖZLERİNİN MAVİSİNİ VEREN KADIN!

Aktif .

necef_ugurlu_300NECEF UĞURLU - KAYDA GEÇSİN

Aday adayı olmak için partilerde kuyruklar oluştu. Takdire şayan bir durum. Binlerce insanımız demokrasimizin kalitesinden, seçim sisteminden şikayet etmek yerine mecliste koltuk istiyor.

Ayrıca bu ne özgüven değil mi? Resmen ülkeyi idareye talipler ve   sistemin bir parçası olmak için kuyruktalar. Müşteri memnun…

Bu arada   275 kadını meclise sokma projesinde ünlüleri görüyoruz. Gülben Ergen kardeşimiz ‘Gerçek Demokrasi ‘ tekerlekli sandalyedeki kardeşimiz ise ‘Engelleri aşmak’ için 275 kadının meclise girmesini istiyor.

Nasıl gireceksiniz ? Parti genel başkanlarının lütfuyla.. Sonra ne olacak canlarım? Eski tas eski hamamın parçası olmak için bu gürültüye bu kadar masraf etmek yerine gerçek demokrasi için elzem olan şartları istesek, bu uğurda mücadele versek, başörtüsü dahil pek çok sorun daha kaliteli bir demokrasi içinde zaten sorun olmaktan çıkmaz mıydı?

Katıksız bir demokrasi mücadelesini kazanırsak meclise girecek kadın, erkek, eşcinsel sayısının ne önemi kalır ki!

Başı örtülü, örtüsüz kadınları bir araya getiren hedef bu sığlıkta olmamalıydı, ortak harekete yazık oldu. Mevcut haliyle bu proje ‘Bizde isteriz, hiç olmazsa yarısını bize de verin’ olmuş. Olan biten antidemokratik ne varsa bunun hesabının ille yarısını ödemek mi istiyorsunuz kadınlar? İyi şeylere heves edelim derim.

Demokrasiyi , kadından gelecek demokratik toplum taleplerini kızlar bir tarafta, oğlanlar bir tarafta çekişmeli ip oyununa çevirmek kadından gelecek toplu itirazların, haklı başkaldırının önünü kesmektir. Kaldı ki kadın özgürlüğüne ve dolayısıyla toplumun iyileşmesine yönelik mücadeleler dünyada daima meclislerin dışından başlamıştır.

Müesses nizama boyun eğip pay istemekle olmaz bu işler hanım kızlar. Ortasında kaldığımız binlerce sorunun kaynağı Ortadoğu Bölgesinin sınırlarını elindeki cetvelle çizen Gertrude Bell   İngiltere parlamentosunda mıydı o sırada? Hayır değildi . Dağcı, arkeolog, dil bilimci, feminist aktivist Bell o emparyalist İngiliz kibriyle Osmanlı’nın tozundan kalanlarla ülkeler kırıp sarıp ‘Irak’ın Anası , Taçsız Kraliçesi’ ünvanını alırken İngiliz parlamentosunda filan değildi.

Orta Doğu’nun tozunu attırıyordu. O sırada   bizim haremde ki Padişah eşleri de kusura bakmayın kıçlarını kaldırır halde değildiler. Her birine ortak eşleri Padişah Efendileri tarafından numara verilmiş (1. Kadın, 2. Kadın, 1. İkbal vs) çağırılma sırası bekliyorlardı.

Gertrude Bell ise Kudüs, İsviçre, İran , Mezopotamya’yı turluyor erkek kılığında içine girdiği Dürzi dünyasını nasıl örgütlerim diye planlar yapıyor, Kahire’de Arapları Türkler’e karşı kışkırtmak için Lawrence’la birlikte çalışıyordu. Bölgeyi öyle iyi biliyordu ki İngiliz Ordusu Bağdat’a girmek için onun çizdiği haritaları kullandı. Osmanlı çökünce Churchill’i Faysal’ı Irak’a kral yapması için ikna eden Bell’di ve Faysal’ı kral yaptı sonra danışmanı oldu.

Orta Doğu uzmanı Bell, Bağdat’daki evinde öldüğünde tabutunun arkasından ağlayan bir kral bıraktı. Halkın ‘Al-hatun’ diye hitap ettiği Bell Haşimi ailesini de Orta Doğu’da iktidar yapan güçtü.

Bunlar olalı yüzyılı geçti. Peki bizde şimdi durum nedir ? Bell’e rahmet okutacak kadınlarımız neredeler ne yapıyorlar?   ‘ 275 sandalye versene’ oyunu oynuyorlar. Ya diğerleri ? Yok ‘kodumu oturturmuş’, yok ‘kaşıkçı elması’ imiş, yok iç çamaşırına çok para harcarmış falan filan.

Hadi ‘Kodum mu Oturturum’ diyen Hülya Avşar gitsin Bell gibi Orta Doğu’yu bir otursun da görelim bakalım; ya da ‘Kaşıkçı Elmas’ımız Sibel Can eteğini dizinin üzerine çekerek yeniden çizsin haritaları.

Yoo en iyisi Ertuğrul Özkök’ün çook önemsediği ve Orta Doğu siyasetimizin temelindeki başarı olarak değerlendirdiği dizilerin oyuncularından   Kıvanç ve Songül’ü yollayalım isterseniz yeni haritaları elde cetvel çizmeye! (Özkök’e göre Başbakan ve Davutoğlu’nun stratejileri ne ki dizilerin etkisi yanında, o yazılarına yakında otopsi yapacağım belki soyadımı da ‘Atasoy’ olarak değiştiririm ) 275 kadın meselesine bakışım budur. Bu iş şakaya gelmez kaldırın artık bu reklamları ve kendinizi bir kez daha erkek dünyasına kullandırmayın kardeşlerim. Ben kayda geçiriyorum.

***

  1. 1.Not : Cumhuriyet tarihimizde ilk defa Sayın Babacan ‘Ben her banka genel Müdürüne laf yetiştiremem’ diyerek İş Bankası Genel Müdürüne ‘baba’ bir cevap veren bakan oldu. Kendisine ‘bebe’ diyenlerin dikkatini çeker sayın Bakanı cesaretlerinden dolayı kutlarım. İş Bankasına bu cevap her baba yiğitin harcı değildir.
  1. 2.Not : Cumartesi günü Ayşe Arman’ın köşesini kaçırdıysanız okuyun. ilk defa edebi değeri olan bir yazı okudum köşesinde tebrik ederim. Yazı Perihan Maden’in Tekzibi. Özlemiştim Perihan Madeni, bir tekzip böyle mi güzel kaleme alınır, tekzip ettiği yazarın köşesine şeref vermiş Periha . Ayşe Arman da Perihan Maden’e teşekkür edeceğine   ‘ Bu aralar boş zamanın çok galiba. İş güç kesat mı yoksa?’ tarzında ‘çok seviyeli’ bir laf sokuşturmuş .

Perihan Maden’in işsiz olduğunu, kovulduğunu bilmeyen mi var ? Ben de işsizim, kovuldum bu   çok kötü bir şeydir tattım bilirim. Allah kimseyi ekmeğinden etmesin .

Ayşe Arman’ın Amiral Gemisi kadrosundan mensubu bulunduğu Doğan Grubu Armadası’nın     ‘medya mahallesi’ her sabah gazetecilerin, yazarların haklarından hukuklarından bahsederken; Arman’ın işsiz bir yazarın işsizliğiyle bu şekilde dalga geçmesini belki ele alır.

Bu günlerde her şeye şaşıran , ‘anlamakta güçlük çeken ‘Şaşkın Bakire’yi belki bu sözler üzer de iki çift laf çakar diye umuyorum; çünkü içinde bir insan yaşadığına hala inandığım bir kadındır Ayşenur Aslan.

necefugurlu@gmail.com