forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

O gün ne yazmışlardı?

Aktif .

merve-kavakciBaşörtüsü artık mecliste de serbest. 1999 yılında Meclis'e başörtüsüyle girdiği için linç edilen Merve Kavakçı'yla ilgili o gün köşe yazarları birbirinden ağır ifadeler kullanmıştı. 

En dikkat çekici yorumlar ise o günlerde Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu ve başyazarı Oktay Ekşi'ye aitti. 

Özkök, Ecevit'i 'Kahraman' ilan ederken, Berberoğlu, 'Merve dışarı" diye yazmış, Oktay Ekşi, Kavakçı'ya haddini bildirme çağrısı yapmıştı... 

Özkök, Merve Kavakçı olayından 14 yıl sonra yazdığı yazısında, bilinçaltını gizleyemeden, bu sefer mecliste başörtüsüne destek verdiğini ilan etti. 

"CHP itiraz etmemekle doğru olanı yaptı.
Türkiye bir kavga konusunu daha aştı.
Mesele CHP’nin değil, AK Parti’nin meselesidir.
Bunu modern siyasete ve samimi inanca daha yakışan bir tavırla yapabilirlerdi.
Ne yazık ki siyasetimiz artık öylesine kırıcı, öylesine hoyrat ki...
Artık zarif jestler bile beklemiyoruz..." (1 Kasım 2013)

İşte o günkü köşe yazılarından bazıları...

Ertuğrul Özkök:

"(Ecevit) İspanya Meclisi'ni basan askerlerin önüne çıkan o Meclis Başkanı gibi, Meclis'i basan bir zihniyetin karşısına dikildi. Ecevit'in bu çıkışının ve orada yaptığı konuşmanın ne kadar tarihi  bir öneme sahip olduğunu, o gece o konuşmanın Türkiye'de neleri önlediğini tarih yazacak. Merve Hanım'ın çocuklarını almak için gittiği okulda küçücük öğrencilerden aldığı dersler bu haddini bildirme sürencin ilk işaretleridir."

Oktay Ekşi:

Merve olayı, devlete yönelik bireysel bir başkaldırı teşebübsü ile kendi temel felsefesinden ve kimliğinden fedakarlık yapmamaya kararlı olan Türkiye Cumhuriyeti devleti arasındaki son raundu bekliyor. Merve kızımız, kiminle dans ettiğini o zaman öğrenecek.

Tufan Türenç:

Türban olayının bir tek amacı vardı, o da devlete medyan okumaktı, ondan sonraki hedef ise laik ve demokratik cumhuriyeti yıkıp yerine bir İslam cumhuriyeti kurmaktı.

Emin Çölaşan:

Belli kesimler şimdi bir tantana yapıyor: Merve milletvekili seçilmiş, mazbatasını almıştır. Yemin etmese bile milletvekilidir. Bütün özlük haklarından yararlanır, maaşını alır, sadece türbanıyla Genel Kurul ve Komisyon çalışmalarına katılamaz.

Hayır! Anayasa'nın 81. maddesi aynen şöyle başlıyor: TBMM üyeleri göreve başlarken aşağıdaki şekilde ant içerler...

Demek ki göreve başlaması için milletvekilinin ant içmesi gerekiyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına göre Meclis önünde ant içmeyen Cumhurbaşkanı göreve başlamış sayılmayacak ama Merve isimli kadın, milletvekili olacak. Herkesi uyarıyorum. Bu oyuna gelinmesin.

Mümtaz Soysal:

Meclis'teki başörtüsü olayı, cumhuriyetin geçmiş ve geleceği bakımından düşündürücüdür.

Enis Berberoğlu:

DSP'nin milliyetçi Meclis'te tek başına sergilediği tutum, bize göre de doğrudur. Türbanlı Merve dışarı!

Kurthan Fişek:

Meclis'te türban olayları olurken, sokakta 5 milyon genç insan varken, üst yönetim Meclis'i erkenden terk etmeseydi, provokasyona bak, süngüye sarıl!

Yalçın Bayer:

Erbakan'ın kuklası olarak, Nazlı Ilıcak'ın koruyucu kanatları altında Türkiye'yi geren Merve, Cumhurbaşkanı ile Genelkurmay Başkanı ve komutanlar yemin törenini izlerken salona girebilir miydi? Fazilet sıralarından başını kaldırıp Demirel ve Kıvrıkoğlu'nun yüzüne bakabilen oldu mu? Biliniz ki hayır.

Ferai Tınç:

TBMM'nin koşullarını hiçe sayarak, kendi doğrusunu zorla dayatmaya kalkıştı. TBMM'nin toplumsal uzlaşmayı yansıtan eğilim ve uygulamalarına omuz silkerek, milletin Meclis'ine sızmaya çalıştı.

Kaynak: Star