forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com

CUMHURİYET İRAN'LA KANKA OLDU!

Aktif .

cumhuriyet-iranBir zamanlar "Türkiye İran olmayacak", "Mollalar İran'a" sloganlarını sayfalarından eksik etmeyen Cumhuriyet gazetesi, İran ile kanka oldu.

Geçtiğimiz ay Esed ile Suriye'de röportaj yapan Cumhuriyet, bugün de İran Dışişleri Bakanı Salihi ile yaptığı röportajı yayınladı. Salihi'nin röportaj için Cumhuriyet gazetesini seçmesi dikkat çekti.

Başta Uğur Mumcu olmak üzere suikastte ölen Cumhuriyet Gazetesi yazarlarının suikastlarının arkasında hep İran'ın olduğu iddiaları ortaya atılıyordu.

Bu iddiaları üst perdeden seslendiren gazetelerin başında ise Cumhuriyet geliyordu. Öyle ki Türkiye'deki laik ve ulusalcı hassasiyetin bir numaralı savuncusu konumundaki gazete, bir çok haber, yorum ve köşe yazısında şeriat tehlikesi adı altında sürekli İran referans gösteriyordu.

CUMHURİYET'E RÖPORTAJ VERDİ

Rotahaber.com'un haberine göre, İran Genelkurmay Başkanı'nın açıklamaları sonrası Türkiye İran ilişkileri gerildi. Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Salihi Türkiye'ye geldi. Başbakan Erdoğan ve Davutoğlu ile görüşen Salihi'nin röportaj verdiği tek gazete Cumhuriyet oldu.

Cumhuriyet'teki röportaj Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer'in imzasını taşıyordu. 

İşte Cumhuriyet'in sürmanşetten 'Cihatçılar Dibimizde' başlığıyla verdiği o röportaj...

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Türkiye ile İran'ın Suriye konusunda "artık yeter" diyerek el ele verip ortak akıl ve sağduyu ile bölgeye barış ve istikrar getirebileceğini belirterek, "Dikkatli olmazsak daha beter bir noktaya sürüklenebiliriz" dedi. Bölgede "böl-yönet" politikası izlendiğine dikkat çeken Salihi, "Suriye'de doğacak otorite boşluğunun olumsuz sonuçlarından biri de bölgeye aşırı unsurların yayılma tehlikesidir. Afganistan'a bakın. Şimdi Avrupa'nın dibinde aynı terörün yeşermesi için verimli topraklar hazırlanıyor. Cihatçı radikaller bölgede zemin kazanıyor" diye konuştu.

İran Genelkurmay Başkanı Hasan Firuzabadi'nin, Suriye'de yaşananlardan Türkiye'yi de sorumlu tutarak "Sırada Türkiye var" şeklindeki açıklaması ve buna Ankara'nın verdiği sert tepkinin ardından Ankara'ya gelen İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından Cumhuriyet'ten Utku Çakırözer'in sorularını yanıtladı.

- Ankara ile Tahran arasında son günlerde karşılıklı sert açıklamalar var. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

- İki ülke arasındaki resmi açıklamalar sadece ilgili yetkililerce yapılabilir. Bu yetkililer, Türkiye'de cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanıdır. İran'da ise dini liderimiz, cumhurbaşkanı ve dışişleri bakanıdır. Bunlar dışında farklı kişi ve pozisyonlar tarafından yapılan açıklamalar bizim resmi görüşümüzü yansıtmaz. Bazen bu tür açıklamalar bilgi eksikliğinden kaynaklanabilir. Elinizde bir parça bilgi olabilir ama bu tam ve kapsamlı değilse, bunun ışığında gerçeklerle uyumlu olmayan açıklamalar yapabilirsiniz. Bu her ülkede olur.

- Genelkurmay başkanınınızın açıklamasından üzüntü duyuyor musunuz?

- Tabii ki. İlişkilerimizi rahatsız edecek şeylerden biz memnuniyet duymayız. Sizin basınınızda da benim ülkemle ilgili kabul edilemez değerlendirmeler yapılıyor. Siyasi ilişkimiz retorik ya da açıklamalara dayamamalı, ilişkimizde sabırlı olmalıyız. Burada önemli olan şudur: Türkiye ile siyasi ilişkimiz o kadar köklüdür ki, bu tür açıklamalardan hiçbir zaman zarar göremez.

- Başbakan Erdoğan da tepki göstererek Suriye politikanızı gözden geçirmeniz gerektiğini söyledi.

- Biz Türkiye ile çok açık ve samimi biçimde konuşuyoruz. Bazı konularda farklılıklarımız olabilir. Ama ortak noktalarımız o kadar fazla ki ilişkimizi onlar üzerine kurmakta yarar var. Ülkeler ilişkilerini, diyaloglarını ortak noktalar yerine farklar üzerine inşa etmeye kalkarsa aradaki ayrılık daha da derinleşir. Örneğin Suriye ve Türkiye arasından yaşananlara bakın. Bir buçuk yıl önce ilişkiniz ne kadar güzeldi. Serbest ticaretiniz vardı, vizeleri kaldırmıştınız, stratejik ortaktınız. Şimdi bu ilişki, bir anda düşmanca eleştiriler içeren bir yapıya dönmüş durumda. Böyle olmaması gerekirdi. Bu ilişkiyi onarmalıyız. Dinimize göre iki kardeş birbiriyle tartışırsa bize düşen onları daha da ayırmak değil aralarında barışı sağlamaktır.

 RÖPORTAJIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN