forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

Medya Şirretliği...

Aktif .

markar-esayanMarkar Esayan, Yeni Şafak'taki yazısında medyanın içinde bulunduğu durumu özetlemiş ve Taraf gazetesinde yaşananlara değinmiş. 

Esayan'a göre, Taraf'ın içinde bulunduğu durum 'üzücü'... 

Esayan'ın "Medya şirretliği" başlığıyla Yeni Şafak'ta yayınlanan yazısından ilgili bölümler... 

(...) 

Taraf gazetesinden Çözüm Süreci ve hükümete kategorik olarak savaş açmadığımız için tasfiye edildiğimizde, arkadaşlarımızla gelecek günlerin çok sert bir mücadeleye gebe olduğunu hissetmiştik. Gazetenin biz ayrıldıktan sonra ne hale geldiğine Hilal Kaplan son yazısında değindi. Etyen Mahçupyan da çok berrak bir tasvirle 'Taraf bir gecede Mr. Hyde'a döndü' diye yazdı.

Taraf için sadece üzülüyorum. Orada ekmek parası için hala aylarca maaş almadan çalışan emekçi muhabir, editör ve sayfa sekreteri arkadaşlarım için de üzülüyorum. Canımız dahil her şeyimizi ortaya koyarak vesayete karşı bir demokrasi destanı yazmıştık orada. Final böyle olmamalıydı. Üzüldüğüm için bu bahsi çok uzatmayacağım.

Bugün yaşanan sert ortam, bir demokrasi ve özgürlük hareketi olarak ambalajlanmaya çalışılsa da, derinde çok daha ciddi bir iktidar mücadelesi yaşanmakta. Bu mücadelenin kodlarını iyi okumak, senaryo olarak sahnelenen hikâyeyi çözmek ise hayati.

(...) 

Türkiye'de merkez medya her zaman kirli işlerin içinde oldu, hatta maestroluk yaptı. 28 Şubat'ın darbeci yazar ve yönetmenleri, bugün de Gezi'den bir siyaset dizaynı çıkarmaya çalışıyorlar. Eksiksiz her darbeyi desteklemiş, ama ellerindeki algı yaratma gücüyle yine de 'itibarlı' kalmayı başarabilmiş bu isimleri gerçekten ibretle izliyorum. Etkili oldukları kesimlere nasıl bir Türkiye göstermek istiyorlarsa, o Türkiye'yi gösteriyorlar ve bunda çok da başarılılar. Ancak artık halk da eski halk değil. Her hamle kısa sürede deşifre oluyor. Deşifre oldukça daha güçlü yükleniyorlar; çünkü bu pisliği kazanarak kapatmaktan başka yolları yok.

(...) 

Türkiye'de basının yüzde doksanının hükümet kontrolünde olduğu algısı bir yalandan ibaret. Kocaman bir gazete yönetici kadrosu (Taraf), Çözüm Süreci'ni desteklediği için operasyona uğradı ama, bu çevrelerde tek bir yazıya bile değer görülmedi. Çünkü burada ideolojik bir savaş söz konusu ve gazetecinin hangi pozisyonda olduğu önemli, basın özgürlüğü değil.

Ancak medya özgürlüğü konusu hükümete yönelik en etkili muhalefet alanlarından birisi ve yurt dışında da ciddi bir karşılığı var. Hükümet, 28 Şubat ve kendi dönemindeki '411 El Kaosa Kalktı' türünden gazeteciliğin ise bir 'gazetecilik' faaliyeti olmadığını biliyor. Merkez medya –içlerindeki namuslu gazeteci-emekçi arkadaşımızı mutlaka tenzih ederek- hükümete karşı bir siyasi mücadele yürütüyor ve Erdoğan da buna göre oyun kuruyor. Bu, doğru ve yanlışlarla ilgili bir şeyden çok, yaşanan şeyin kimyasını anlamaya yönelik bir tesbit.

Yani eğer, bir mühendislikten bahsedeceksek, iktidarın medya mühendisliğine nazaran medyanın siyaset mühendisliğinin çok daha kötücül ve antidemokratik olduğunu söyleyebiliriz. Hepimizi kahreden merhum Ahmet Atakan'ın ölümü ile ilgili yapılan tezvirat bile tek başına bunu kanıtlamaya kafi.

(...) 

Yazının tamamı için tıklayın..