forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır

MEDYAYI ÇARESİZ BIRAKAN DEVRİMLER!

Aktif .

soru_isareti_gazeteİnternetiyle, televizyonlarıyla, gazeteleriyle dünya medyası da dipten gelen dalgayı hissedemedi; tarihin en önemli değişimine karşı çaresiz kaldı. Ortadoğu devrimleri küresel medya ve iletişim ağının güvenilirliğine ağır bir darbe indirdi. Medyanın özellikle gelişen internet teknolojisinin de katkısıyla her şeyi bildiği, gelişmeleri öngördüğü tezi yerle bir oldu.

Mustafa Karaalioğlu Star Gazetesi'ndeki yazısında şu satırları kaleme almış... 

(...)

İnternetiyle, televizyonlarıyla, gazeteleriyle dünya medyası da dipten gelen dalgayı hissedemedi; tarihin en önemli değişimine karşı çaresiz kaldı. Ortadoğu devrimleri küresel medya ve iletişim ağının güvenilirliğine ağır bir darbe indirdi. Medyanın özellikle gelişen internet teknolojisinin de katkısıyla her şeyi bildiği, gelişmeleri öngördüğü tezi yerle bir oldu. Tersine, iletişim teknolojilerinin ulaştığı muazzam seviyenin gölgesinde muazzam bir cehaletin var olduğu anlaşıldı. Piramitleri, firavun mezarları, turistik merkezleriyle dünyanın en çok bilinen markalarını barındıran; Hollywood yapımlarının ilham kaynağı bir ülkede yönetimin sonunun geldiğini ancak insanlar sokağa çıktıktan sonra anlayabilen küresel medyanın bu hali cehalet değil de nedir? Böyle bir medya çaresizliği Birinci Dünya Savaşı’nda bile yaşanmadı.

Demek ki devasa canlı yayın organizasyonları, bitmek tükenmek bilmeyen anlamsız yorumlar insanların bilgi alma ihtiyacını karşılamak için sanıldığı kadar anlamlı haber materyalleri değilmiş. Bölgeyi bilmek, tanımak, anlamak konusunda Batı’dan daha yetersiz olan Türkiye medyası da bu cehalet tablosunun dışında değildir.

O yüzden, yaşanan devrim öngörülemezliği, tahmin edilemezliği nedeniyle“benzersiz”dir.

Sovyetler Birliği’nin dağılacağına, bu dağılıştan çıkacak ülkelerin hangileri olacağı ya da iki Almanya’nın birleşeceğine dair sayısız yorum yapılmışken Ortadoğu’nun demokrasiye yürüyüşü hissedilemedi bile. Ve belki de birçok açıdan böylesi daha hayırlı oldu. Arap halklarının kafası karışmadı veya muhalefetler uluslararası angajmanlara mahkum olmadı.

Bu sessiz ve derinden gelen dalga devrimlerin masumiyetini daha da artırdı. Mesela, gösterilerin yaşandığı ülkelerde sokağa çıkanlar şiddete başvurmadılar, kendilerine şiddet yönelse bile sabırla direnmeyi bildiler.

Mesele, dünya medyasından önce Türk medyasının o bölgelerde gazetecilik yapma meselesidir. En azından, şimdiden sonraki gelişmelerin şu ana kadar yaşananlardan daha şaşırtıcı olacağı bellidir.

 

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN