forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

Kant'ın Eleştiri ve Muhalefet Anlayışı

Aktif .

sadi-beyazit

MEHMET SADİ BEYAZIT

Kant' ın eleştiri ve muhalefet anlayışı sonucu ötekileştirmeye yol açan bir kopmayı ve toplumsal yırtılmayı getirir meydana.

Sosyal demokrasinin babaları bunu daha lihgt hale getirse de.

Nihayet...

Daha ılımlı örneklerini batıda gördüğümüz...

Daha sofistike bir ötekileştirmeyle sonuçlanır... 

Oysa medeniyet kodlarımız da...

Eleştiri ve muhalefetin...

Muhatabını ötekileştirmeye yönelmesi etik değildir ve kabul görmemiştir...

Eleştiri getirdiği muhatabını, kendinden bir parça bir uzuv gibi görür...

Elinden ve ya ayağından çıkan bir kaza için...

Eline ve ayağına lanet etmek...

Ancak futbol putpersetlerinin hurafesidir...

Sabrinin ayağında bir sorun yoktur...

İlk aldığı top tekniği eğitiminde ki bir eksikliğin sonucudur...

Kimse uzuvlarına lanet etmez...

Onları düzeltmeye uğraşır...

Kesip atacak kadar manyak değilse...

Evladına attığın tokat için elini ötekileştirmezsin...

Cehaletini ötekileştirir...

Tokat attığın yanağı öpersin...

Eleştiri ve muhalefet kaos üretmiyor...

İşe yarıyorsa anlamlı ve gereklidir...

Medeniyetimizin tecrübesinde...

Parametleri sistematikleşmiş olan...

Eleştiri ve muhalefet biçimi...

Muhatabın kendini bir an evvel düzeltip...

Yaradılışına, doğasına /fabrika ayarlarına dönerek...

İnsan olmanın saf haline...

Yani dengesini bulmasına yardımcı olmaktır...

Bu tür bir eleştiri ve muhalefet yönteminde hüsnüzan / iyi niyet esastır...

Ve suizan / art niyet ile...

Muhatabın kalbini ve niyetini okumaya, bir tür paranoyak kahinlik yapmaya girişmez...

Eğer kendi dürüst biriyse...

Kendi gibi bilir ve onu öyle kabul eder...

İçinde onu kemiren, ossuruktan nem kapan canavarı dinlemez...

İyi bir zan besler...

Zira amaç muhatabın yanlışını düzeltmektir, üzüm yemektir...

Onu kırmak parçalamak ve yok etmek değil...

Eleştiri ve muhalefet eksenli...

Bir mücadele yapılacaksa akılcı ahlaklı ve soylu olanın...

Onu çürütüp yok etmek değil...

Yanlışını düzelterek, doğrusunu öğreterek kazanmak olduğunu bilir...

 

Birincisinde (kant yönteminde)...

Eksilen sadece bir kelledir...

Ama ikincisinde kazanılan bir yoldaştır...

Birincisinde muhatabın zayıflamaz aksine sürekli ötekileştirdiğin için hırçınlaşır kenetlenir, çoğalır, sürüleşir ve gettolaşır...

% 100 yerli yöntem olan diğerinde...

Muhatabın...

Samimiyetin cazibesine dayanamayan her insan gibi...

İçinde hakir görme ve ötekileştirme olmayan bir eleştiriyle kendine gelmesi mukadderdir...

 

Sen yalancısın riyakarsın hainsin alçaksın satılmışsın...

Döneksin yalakasın cahilsin...

De...

Bir eleştiri biçimidir ancak patenti bize ait değildir...

Ya da...

Kusursuz değiliz...

Ve bence söylediklerin doğru değil...

(YALANCI)...

Bu bana riyakarca geliyor. Bu davranışı kendine yakıştırıyor olamazsın...

(RİYAKAR) 

Aman herşey olalım ama parayla satılan alçak bir hain olmayalım...

(HAİN ALÇAK SATILMIŞ)

Farklı düşünebilirsin saygı duyarım ama tutarlı olmak insanlar arasında güveni sağlar(DÖNEK)...

 

Bilgi ve emek en yüce iki değerdir...

Ve bilgi...

Emek verilmeden yapılacak iş değildir...

Ataların mirasını tüketen mirasyedi olmayalım...

Emek verip o bilgiyi yeniden üretelim ki......

Dünya cahillerin çiftliği olmasın...

(CAHİL)

Bu da bir eleştiri biçimdir ve yerlidir...

Kökü kadim olan ama modern olarak ''Immanuel Kant'' ile başlayan bu eleştiri ve muhalefet etme geleneği...

Ulus devletler gibi, tek tip insan yetiştiren ve bu yüzden düşman üretmeye müsait asabiyetlerde çok kolay vucut buldu...

Giriş ve gelişme...

Ötekileştirerek eleştirmek...

Ve bunu bir ulus eğitim formatı haline getirmek...

Sonuç...

İçi dışı ve dört tarafı düşmanla çevrili bir kara parçası...

Eleştiri ve muhalefet ekmek su kadar muhimdir...

Eleştiri ve muhalefet olmazsa...

Dünyayı...

Kanına kibir ve açgözlülük virüsü bulaşmış kıravatlı zombiler ele geçirir...

Eleştiri ve muhalefet kant usulü yapılırsa...

Dünyayı...

Kanına...

 Bir şeyi şiddet kullanarak elde etme virüsü bulaşmış maskeli zombiler ele geçirir...

Eleştiri bir yerli gibi yapılırsa...

Kazanacak yeni dostlarımız olur...

Ve...

Emek harcamadan...

Kısa yoldan iktidar elde etmek gibi...

İnsan olmanın asaletine, yüksek ideallere ve insanın en kutsal sermayesi olan emeğine yapılan bu büyük hakaretten vazgeçeriz...