forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

DEBRA WİNGER ARANIYOR...

Aktif .

birsen_altiner_300x200BİRSEN ALTINER  

Sherrie Hewson, Andrea McLean, Beverley Callard ve Gillian Taylforth… Bunlar İngiliz oyuncu ve sunucular. Best Magazin dergisine çıplak pozlar vererek, kadınlar için kariyerin yaşla bağlantılı olmaması gerektiğinin altını çizmek istediler.

Aslında yaşlı olmalarının hiçbir şeyi değiştirmediğini kanıtlamak değil amaçları. Sadece içinde bukundukları sektörün, yani ekranın, kadını 35 yaşından sonra yaşlı kabul edip, bir kenara atmasının yarattığı ayrımcılığa dikkat çekmek istiyorlardı. 


Bunlar cesur karınlar. Cesur, deneyimli ve yetenekli… Ama ne yazık ki, yeteneğin ve donanımın görmezden gelindiği, gençlik ve güzelliğin prim ettiği bir dönemin kadınlarılar aynı zamanda.

Mücadeleleri bu yüzden.

Amaçları Hollywood başta olmak üzere, sinema sektöründe ve televizyon ekranlardaki kadınların ille de genç ve güzel olmak zorunda olamdığını yapımcılara anlatabilmek.

Dilerim başarılı olurlar.

ciplak_sunucularGerçi bu mücadeleyi ilk kez onlar vermiyor.

Rosanna Arquette, “Debra Winger Aranıyor” adlı belgesel filmini, çekerken kendi başına gelen yalnızlaşmayı, aynı dönemde “Subay ve Centilmen”, “Çölde Çay”, “Shadowlands” gibi önemli filmlere imza atmış oyuncu Debra Winger üzerinden anlatmıştı. 1980'li ve 90’lı yıllara damgasını vuran bir oyuncunun yıldızı nasıl oluyorda birden sönüveriyordu?

Rosanna Arquette filminde işte tam da bu sorunun cevabını arıyor, 25’den fazla kadın yıldıza erken emeklilikle ilgili düşüncelerini soruyordu.

Rosanna Arquette'e filminde diyordu ki; “peşlerinden koşulan kadın oyuncular birkaç kırışık edinir edinmez ya da vücutları eski diriliğini kaybetmeye başladığında yapımcılar tarafından erken ve zorunlu emekliliğe terk ediliyor.”

Birçok oyuncu Rosanna ile aynı fikirde.

Filmde Jane Fonda'nın öyküsüne de yer veriliyor. Jane Fonda medya devi Ted Turner'la daha ikinci buluşmasında, Turner'ın “ya işin, ya ben” dediğini anlatıyor. İki Oscar ödüllü oyuncu ise hayatı boyunca çalışıp gerçek bir ilişki için asla zaman ayıramadığından dem vurup, kariyerini değil, Turner'ı tercih ettiğini söylüyor.

Jane Fonda’nın gerçek bir ilişki özlemi, bana, 1963 senesinde kendisiyle yapılan bir röportajda Ava Gardner’ın söylediklerini hatırlattı.

“Saadeti bulamadım” feryadı üzerine kurulu bir söyleşiydi bu. “Yaşı kırkı geçmiş bir kadının bundan sonra saadet avcılığı yapması zor ama, insan ümidini bir türlü kesemiyor. Belki bir gün beni anlayan bir erkekle karşılaşırım. Belki bir gün ben de mesut bir yuva kurarım” diyordu güzeller güzeli Ava Gardner.

Yaşı kırkı geçtiği için kendisine gelen film tekliflerin azaldığını, uygun senaryo bulmakta zorluk çektiğini, bu yüzden bu zamana kadar es geçtiği mesut bir aile hayatının özlemini duyduğunu söylüyordu.

İki yıldır film çevirmediği için “Pekin’de 55 Gün” isimli filmin kendisine teklif edilmesinden çok mutlu olduğunu dile getiriyordu. Çünkü bu senaryoda yaşına uygun bir karakteri canlandıracaktı.

Son olarak diyordu ki, “Hollywood kadınları ya çalışmalı ya da mutlu bir yuva kurmalı. Çünkü kamera karşısında insan dertlerini unutuyor. Bambaşka bir aleme dalıyor. Vaktiyle 'Çıplak Ayaklı Kontes' filmini çevirirken kendimi filmin havasına öylesine kaptırmıştım ki, filmin çevrilmesi bittikten sonra da gerçeğe dönebilmek zor olmuştu”

Bu sözlerde aslında bir dram yatıyor. Kadınlara yönelik bir dram bu. Bir erkek oyuncunun yaşamadığı bir korku. Gençlik ve güzelliğin bir gün elimizden kayıp gitme korkusu.

Çalışınca her şeyi unutan kadın oyuncu, iş teklifleri almamaya başlayınca büyük bir boşluğa düşüyor. O zaman çevresindeki dünyanın aslında hayal perdesi olduğunu fark ediyor ve korunma iç güdüsüyle evine sığınıyor. Yuva ve çocuk özlemi bu sığınma döneminde depreşiyor.

Jane Fonda’ya Ted Turner’i tercih ettiren de bu korku işte. Yaşlanma ve işsiz kalma korkusu.

Debra Winger de aynı korkularla evine çekilmişti.

Aslında meslek grubu ne olursa olsun tüm kadınların yaşadığı zorluk aynı. O yüzden ekranlarda haber sunan kadınlar da yaşlanmaktan korkuyor. Gazeteciler de öyle. Ayşe Arman’ın popüler kalmak adına yaptıklarını hangi gazeteci yapabilir? Herhalde çok azdır sayıları.

Donanımlı ve deneyimli olmak bazı kapıları açarken, birçok kapıyı da kapatıyor ne yazık ki…

birsenaltiner@gmail.com