forkredit.com | | vivaspb.com | finntalk.com
Yazdır
PDF

YAZIK OLDU 'GÖNÜL FERMAN DİNLEMİYOR'A...

Aktif .

birsen_altinerBİRSEN ALTINER  

Show TV'de birkaç hafta önce güzel bir dizi başlamıştı. Başrollerini Engin Şenkan, Melek Baykal, Mehtap Bayrı, Nail Kırmızıgül ve Yeliz Akkaya'nın paylaştıkları "Gönül Ferman Dinlemiyor" adı dizi, pazar akşamları son derece sıkıcı olan televizyon kanallarını sıcak aile görüntüleriyle sarıp sarmalamıştı.



Beylerbeyi'nin güzelim mekanları sıcacık dostluk, arkadaşlık, aile ilişkileriyle daha da güzelleşmişti sanki. İnsanın kendini Beylerbeyi sahillerine atası geliyordu. "Gönül Ferman Dinlemiyor" güzel bir diziydi. Tıpkı, yıllar önce izlediğimiz "Süper Baba", "İkinci Hayat" gibi sıcak aile ilişkilerini işliyordu. Pazar akşamı ekranda göremeyince başına bir işler geldiğini anlamıştım. Bugün öğreniyorum ki, yayından kaldırılmış. Gerekçesi de reyting alamamasıymış.  


Açıkçası bu dizi Show TV'ye yakışmayacaktı. Diğer diziler arasında entrikadan, cinsel yozlaşmadan, argo sözlerden ve şiddetten sınıfta kalacağı belliydi. İzlerken bu dizi TRT'ye yakışır demiştim. Keşke TRT, diziye teklif getirse ve dizi gerçek izleyicisini bulsa. Bugün "Süper Baba", "Mahallenin Muhtarları", "İkinci Hayat" vb. dizilerin pek fazla yaşama şansları olmadığını düşünüyorum. Nasıl bu kadar uzun soluklu olduklarına bugün için şaşırıyorum. Bence sosyologlar bu konuyu acilen incelemeliler ve Türk toplumunun bu kadar kısa sürede nasıl değiştiğini gözler önüne sermeliler.



gonul_ferman_dinlemiyorGünümüz ekranındaki garabet duruma bir bakın. Hiç bu kadar kötü diziler televizyon ekranlarında yer almamıştı. Örneğin "Türk Malı" diye bir dizi var. Allah aşkına bu dizinin neresi Türk malı? Ben böyle Türk aileleri görmedim... Acaba ben mi Türkiye'de yaşamıyorum, diziyi yazanlar mı? "Geniş Aile"ye bakın. Epeydir laf ebeliğiyle işi götürüyor. İzlerken insanın ilgisini çekiyor belki ama, dizi sona erer ermez aklınızda tek bir güzel tad kalmıyor. Dizilerin hangi birini yazayım. Yazsam da doğru olmama ihtimali var. Çünkü iyi bir dizi izleyicisi sayılmam. Ama şunu söyleyebilirim ki, siz eğer "nasılsa alıcısı var" diyerek izleyiciyi kötü ve kalitesiz program bombardımanına tutarsanız, bir süre sonra eğitimden, bilimden, felsefeden, düşünceden ve hukuktan söz edemez duruma gelirsiniz. Bunun sonucunda da boş inançlarla donatılmış, beyinleri uyuşmuş, zevkleri körelmiş İnsanlarla uğraşmak zorunda kalırsınız. Bugün gelinen nokta da beni haklı çıkarıyor sanırım.


Reyting tartışmaları bugüne özgü bir durum değil. Yıllardır bu konu hakkında yazılıyor, çiziliyor ama henüz bir sonuca ulaşıldığını düşünmüyorum. Türkiye`de televizyonların izlenme oranlarını belerleyen AGB Nielsen şirketinin verileri hep tartışmalara neden olmuştur. Ortaya çıkan durumdan sadece izleyiciler, televizyoncular ya da reklamverenler değil, RTÜK de rahatsız. Onlar da ticari kaygıyla yapılan programların her geçen gün arttığını, reklam pastasından en büyük payı alabilmek amacıyla bu ölçümlerin sağlıklı yapılamadığını söylüyor. Ortadaki pasta o kadar büyük ki, bu tarz ciddi kuşkuların olması doğal. Sonuçta bu pastadan kimin ne kadar paya sahip olacağının belirleyicisi bu ölçümler.  



Hatırlarsanız birkaç yıl önce kimliğini açıklamayan bir AGB çalışanı, küçük kanallardan kırpılan reyting paylarının ciddi paralar karşılığı büyük kanallara eklendiğini söylemişti. Bunlar kanıtlandı mı, kanıtlanamadı mı bilemiyorum ama bu ve buna benzer olaylarla zaman zaman aklımız karıştırıldı.



AGB Nielsen Media Research (AGB Anadolu), 1989 yılından beri Türkiye'de tv izleyici ölçümü yapıyor.1992'den bu yana TİAK tarafından denetlenen şirketin kendi internet sitesinden edindiğim bilgiye göre ölçüm panelinde 2500 hane kullanılıyor. Bu 2500 hanenin Türkiye nüfusunu temsil ettiği kabul ediliyor. Daha açıklayıcı bir ifadeyle, nüfusu 20.000 üzerinde olan yerleşim yerlerindeki telefon ve televizyon sahibi hanelerde yaşayan 5 yaş üzeri 59.370.392 kişi Türkiye'nin tamamının televizyon izleme beğenisini temsil ediyor.  



Allah aşkına bu nasıl bir ölçme sitemidir ki; benim ya da çevremdekilerin beğendiği dizileri beğenmiyor. Gerçekten benim beğenimin hiç mi önemi yok? Ya da bir başka ifadeyle benim beğendiğim dizilerin hiç mi izleyicisi yok? Çok reyting aldığı söylenen dizileri ben genelde izlememiş oluyorum. Peki o saatte benim izlediğim programları hiç izleyen olmuyor mu?



Sizce bu haneler çeşitli toplumsal grupların beğenilerini doğru yansıtıyor olabilir mi?



Diyelim ki yansıtıyor? Peki yıllardır bazı kanalların ve programların kayırıldığı, küçük kanallardan kırpılan reytinglerin büyük kanallara eklendiğine dair çıkan iddaları nasıl aklayacaksınız? Ayrıca bu ölçüme katılan hanelerin listesi öyle gizli falan da tutulmuyormuş. Bu listeye ulaşmak isteyenler bir şekilde ulaşabiliyormuş. İşte bu iddia çok mide bulandırıcı. Dileyen bu insanların beğenilerini satın alabilir.  



Kısaca reyting ölçme sistemi pek de sağlam veriler sunmuyor ve tekrardan acilen ele alınması gerekiyor.

birsenaltiner@hotmail.com